YÜCE KUR’ÂN’IN ÇAĞDAŞ TEFSÎRİ (1) PDF 
Pazartesi, 15 Nisan 2024 00:00

YÜCE KUR’ÂN’IN ÇAĞDAŞ TEFSÎRİ (1)

 (...dünden devam)

Kur’ân’ın getirdiği eskimez İslâm’ı bütün çıplaklı­ğıyla ortaya koymak için “Yüce Kur’ân’ın Çağdaş Tefsîri”ni yazdık ki bu eserin, Türkiye’de din alanında fikir devrimi yaptığına inanıyoruz. Ayrıca 30 ciltlik "Kur'ân Ansiklopedisi", Kur’ân İslâm’ını bütün açıklığı ve berraklı­ğıyla ortaya koymaktadır.

1. Bazı Önemli Konulara Yaklaşımımız

1– 1. Zihniyet Tecdîdi Şarttır:

Kur’ân’ın getirdiği geniş ufukları görebilmek için onu, çevreden alınan bilgilerle oluşan önyargılardan uzak, tam sağduyu ile okumamız ve onun üzerinde iyice düşünme­miz gerekir. Yirmi birinci yüzyıla girdiğimiz şu sıralarda, İslâm âleminin durumunu ve Müslümanların genel düşünce düzeyini göz önüne getirince pek fazla umutlu olamıyorum. Bilgiye ulaşımın son derece kolaylaş­tığı bu çağda biz, temel kaynaklara uzanacağımız yerde, hâlâ taklitçilik batağında sürünüp durmaktayız. Orijinal, üretici ve gerçek bir fikir düzeyine ulaşabilmek için önce zihnimizi programlayan gelenekçi çevre koşullarından kurtulup, bizi bilgiye, gerçeğe ulaştıracak bir yöntemle düşünmemiz, yani kendimizi tazelememiz gerekir.

Kafamızı yığın yığın geçersiz rivâyetlerle doldurmak, bizi tazelemek şöyle dursun, iyice taklîd, geleneğin ağları içine düşürür. Düşünce yapımızın temel hipotezi olması gereken Kur’ân’ı, bu rivâyetlerin etki ve objektifiyle değil, bunlardan sıyrılarak doğrudan doğruya tedebbür ile okumalı­yız. Önce bu rivâyetleri öğrenir de sonra Kur’ân’a bakarsak, Kur’ân’ı bunların renginde okuruz ve Kur’ân’ın taşımadığı şeyleri Kur’ân’da buluruz.

Burada dayısı Serî’nin, Cüneyd-i Bağdâdî’ye söyle­diği sözü anımsadım: Küçük Cüneyd, ilk tahsîli sırasında dayısının şu du‘âsına muhâtab olur:

“– Allah seni bir sûfî muhaddis değil, bir muhaddis sûfî yapsın!”

Bu sözün anlamı şudur: Sen önce tasavvufu öğrenir de sonra hadîslere yönelirsen, hadîsleri hep mutasavvıfların gözlüğüyle görür ve öyle değerlendirirsin; Peygamber’e âidolmayan birçok sözü, Peygamber sözü sanırsın veya Peygamber’in sözlerini, mutasavvıfların anladığı biçimde yorumlarsın. Ama önce hadîs ilmini öğrenirsen, tasavvufta neyin dine uygun, neyin yanlış olduğunu anlarsın. Böylece hurâfeci değil, doğru bir mutasavvıf olursun.

Gerçekten insan, çevreden aldığı geleneklerle proglamlanınca artık düşünce sistemini kolay kolay değişti­remiyor, Kur’ân’da ve Sünnette olmayan birçok şeyi Kur-’ân ve Sünnet hükmü sanıyor, hattâ Kur’ân âyetlerini de kafasındakilere göre yorumluyor, daha doğrusu kendi kafasında oluşmuş düşünceleri Kur’ân’da görüyor, öyle düşünüyor.

(devamı yarın..)

 

 

   Copyright @ Süleyman Ateş