| BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN (1) |
| Cuma, 20 Mart 2026 00:00 | |||
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN (1)Hamdolsun, orucumuzu tuttuk. Mübarek bayrama ulaştık. Allah bu bayramı barış ve huzur vesilesi kılsın. Bu bayram nünasebetiyle aklı başında ve dinen zengin sayılan Müslümanın fitre vermesi gerekir. Fıtır SadakasıNisâb miktarı malı bulunan her Müslümanın vermesi gereken bir sadakadır. Ramazan Bayramı namazının vaktinden önce zengin olan her Müslümana, "fitre" vermek gereklidir. Bayram namazından öncesine kadar zengin olan Müslümanın, kendisi, hanımı, ergenliğe ermemiş çocukları, elinin altında çalışan hizmetçileri için fitre vermesi lâzımdır. Fitre zekâtın verilebileceği kimselere verilir. Bayram sabahı girmekle fitre vâcib olur, ama Bayram sabahından önce de, sonra da verilebilir. Fitre, arpa, buğday, kuru hurma ve kuru üzümden verilir. Buğday ile unundan 520 dirhem (takriben: 1,5 kg.); diğerlerinden 1040 dirhem (takriben: 3 kg.) verilir. Bunların kendileri verileceği gibi değerleri olan para da verilebilir. Hangisi fakirin ihtiyacını karşılamaya uygunsa öyle yapılır. Her yıl Diyanet İşleri Başkanlığı, bu çeşitli maddelerden verilecek fitrenin para değerini ilân etmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığının belirlediğine göre 2026 yılı Ramazan ayı fitre (sadaka-i fıtır) miktarı, kişi başı asgari 240 TL dir. Bu tutar, bir kişinin günlük gıda ihtiyacını karşılayacak alt sınırdır ve daha yüksek miktarda fitre vermek elbette daha makbuldür. Değerli kardeşlerim, bayramlar barış günleridir. Dargın olanların barışmaları, Müslümanların, özellikle akrabanın birbirlerini ziyaret etmeleri, küs olanların barışmaları, kargın olanların sarışmaları gerekir. Dünya malı hep dünyada kalır. Üç paralık dünya için gönül kırmaya değmez.
Gönül Allah’ın arşı Sevginin hâkim olduğu toplumda başarı olur; kıskançlık ise başarısızlık doğurur. “Ateş odunu nasıl yakarsa hased de insanın güzel eylemlerini, sevaplarını öyle yakar, mahveder.” Gönül kırmak kolay ama yapmak çok zordur. Şair “Kırma insan kalbini yapacak ustası yok!” demiş. Bir kudsî Hadiste Cenabı Hakk’ın, yere göğe sığmayıp mü’min kulunun kalbine sığdığı buyurulmuş ve inanan kulun kalbinin Allah’ı arşı yani tahtı olduğu vurgulanmıştır. Ne demek Allah’ın arşı, Allah’ın bulunduğu tahtı demektir. Yani Allah kulunun kalbinde bulunur. Kulu incitmek, Allah’ın kızmasına, gazabına sebebolur. Hz. Peygamber: “Mazlumun Allah’a yalvarmasından sakın, çünkü onun duâsıyla Allah arasında perde yoktur!” buyurmuştur Kulun yanık gönlünden çıkan bir âh, bir inkisar zalimi perişan eder. Ne güzel söylemiş Ziya Paşa; Zalim yine bir zulme giriftar olur âhir; Elbette olur ev yıkanın hânesivîran! Yani haksızlık eden, zulmeden kimse sonunda zulme yakalanır. Ev yıkan kimsenin de bir gün kendi evi de yıkılır. Kaç yıldan beri İsrail, zavallı Filistinlilere saldırıyor. Resmi açıklamalara göre seksen bin kişiyi şehidettiler. Gerçekte ölenlerin sayısı 200 binden fazladır. Zavallı insanlar kış günlerinde derme çatma çadırlarda, çadırları basan suların, çamurların içinde kaldılar. İsrail’in saldırısı yetmedi. Siyonizm lobisinin kışkırtmasıyla Amerika da İsrail ile birlikte İran’a saldırdı. Binlerce masum insanı katlettiler. Bu zulümler karşısında İslam âlemi bir araya gelip bir ittifak kurarak bu vahşi saldırıya “Dur!” diyemedi. Oysa Peygamberimiz, Mü’minleri bir bedenin parçaları gibi kabul eder. Bir organ rahatsız olunca öteki orgalar da hasta organın acısını çeker. Ama eninde sonunda saldırganlar cezalarını bulurlar. Hiç kimsenin yaptığı yanına kâr kalmaz. (devamı yarın..)
|