| KUR’ÂN’IN ÜSLÛBU İNSANI NASIL ETKİLER? (1) |
| Cuma, 20 Şubat 2026 00:00 | |||
KUR’ÂN’IN ÜSLÛBU İNSANI NASIL ETKİLER? (1)Cevap: Kur’ân’ın eşsiz, benzersiz bir üslûbu vardır. Zümer Sûresinin 23. âyetinde, Allah’ın, sözün en güzeli olan Kur’ân’ı, müteşâbih-mesânî bir kitâb olarak indirdiği; Rablerinden korkanların, onu dinlerken derilerinin ürperdiği, sonra derilerinin ve kalblerinin Allah’ın Zikrine yumuşadığı belirtiliyor ve bunun, Allah’ın dilediği kimseyi doğru yola ileteceği bir yol gösterici olduğu; Allah’ın şaşırttığını kimsenin doğru yola getiremeyeceği vurgulanıyor. Müteşâbih, burada güzellikte, belâğatte birbirine benzer demektir. Mesânî de tesniyeden veya senâdan gelen mesnânın çoğuludur. Allah, sözlerin en güzeli olan Kur’ân’ı, bütün âyetleri güzellikte, belâğatte, düzende, kapsamda birbirine benzer, övgüye lâyık bir kitap olarak indirdi. Yahut ikişerli, tekrarlı olarak, herşeyi çiftiyle, karşıtıyla açıklayan ve anlatımları birbirinden güzel bir kitap olarak indirdi, demektir. Kur’ân, olayları hep ikili, karşıtlı olarak anlatır: Gök, yer, cennet, cehennem; melek, şeytân; emir, nehy; va‘d ve va‘îd. Bunlar birbiri ardından anlatılır. Mü’minlerin hali anlatıldıktan sonra kâfirlerin hali; Allah’ın gökteki kudret işâretlerinin ardından yerdeki kudret işâretleri; zamandaki kanıtlarının ardından mekândaki kanıtları anlatılır. Ve herşey karşıtıyla anlatılınca daha iyi kavranır. Kur’ân’daki bu karşıtlık üslûbu, ruhta derin etki yapar. Allah’tan korkanlar, Kur’ân’ı dinleyince o kadar etkilenirler ki derileri diken diken olur. Allah’ı anmakla gönülleri yumuşar, ruhları duygulanır. İşte Allah insanı böyle hidâyete ve olgunluğa ulaştırır. O’nun şaşırttığını da kimse doğru yola iletemez. Kur’ân-ı Kerîm’in üslûbu, tasvîr üslûbudur. Yani Kur’ân, olayları canlandırarak, sahneleştirerek anlatır. Bunu sağlamak için fiillerin zaman kiplerini uygun biçimde kullanır. Meselâ geçmiş bir olayı anlatırken şimdiki zaman kipini, gelecekteki bir olayı anlatırken de geçmiş zaman kipini kullanır. Çoğu kez de zaman kipini tamamen kaldırır. Bir de bakarsınız ki geçmiş olay veya gelecek vak‘a, gözümüzün önünde cereyân eden bir sahne oluvermiştir. (devamı yarın..)
|