KUR'ÂN'DA NASIL BİR MÛSİKÎ VAR? (1) PDF 
Pazartesi, 16 Şubat 2026 00:00

KUR'ÂN'DA NASIL BİR MÛSİKÎ VAR? (1)

Cevap: Kur’ân’da öyle doğal bir musiki vardır ki, kelime kalıpları ve bunların oluşturduğu cümlelerın tonları, vurguları, anlamı ses tonu olarak da kulağa yansıtır. Bunun çarpıcı örneklerinden Mesed ve Nâs sûrelerini ele alabiliriz:

تَبَّتْ يَدَآ اَبِى لَهَبٍ وَتَبَّ (١) مَا اَغْنََى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَ (٢) سَيَصْلَى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ (٣) وَامْرَاَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ (٤) فِي جِيدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍِ (٥): Ebûleheb'in iki eli kurusun (yok olsun o), zâten yok oldu ya. Ne malı, ne de kazandığı onu(Allah'ın kahrından) kurtaramadı. Alevli bir âteye girecektir (o). Karısı da, odun hamalı olarak, boynunda hurma lifinden bir ip olacaktır! (Mesed: 6/1-5)

Sûrede Ebûleheb ve karısının helâki isteniyor, ikisinin de ateye gireceği belirtiliyor. İniş sırasına göre ilk defa bir müşrik ve karısı ismen anılarak kınanmakta ve bunların ateşe girecekleri belirtilmektedir ki bundan İslâm dâvâsına ilk cephe alanın, aslında Peygamber'in amcası olan bu müşrik ile karısı olduğu anlaşılmaktadır. Kendisinin asıl adı Abdu'l-Uzzâ ibn Abdi'l-Muttalib'dir. Heybetli, cüsseli, kaba, çabuk kızan bir adam idi. Asıl adı Ervâ binti Harb ibn Ümeyye olan karısı Ümm-ü Cemîl ise Ebûsüfyân ibn Harb'in kızkardeşi, Mu‘âviye'nin halasıdır. Peygamber(s.a.v.)in amcası olan bu adam ile karısı Ümmü Cemîl, onun son derece düşmanı olmuşlardı.

Bu kadın, oduncular gibi liften yapılmış urganı boynuna bağlayıpPeygamber'in yoluna atmak üzere diken taşıdığı için "gerdanında bükülmüş ip bulunan odun hamalı" diye nitelendirilmiştir. Yahut da cehennemde böyle bir duruma gireceğini anlatmak için ona bu vasıf verilmiştir. Yahut insanlar arasında koğuculuk yapıp arayı kattığı, insanları birbirine düşürüp kızıştırdığı için ona "odun hamalı" denmiştir. Çünkü koğuculuk yapana da: "İnsanlar arasında odun taşıyıp ateş yakıyor, onları birbirine katıp düşmanlık, kızgınlık, kavga çıkarıyor" denilir. Ateş nasıl odunla yanarsa insanların birbirine kızması da koğucunun, ara katanın hareketleriyle olur. Âdetâ koğucunun davranışı, kavga ateşinin yakıtı olmaktadır.

 (devamı yarın..)

 

 

   Copyright @ Süleyman Ateş