| ADEM’İN EŞİNİN KENDİSİNDEN YARATILMASI (6) |
| Pazar, 08 Şubat 2026 00:00 | |||
ADEM’İN EŞİNİN KENDİSİNDEN YARATILMASI (6)(...dünden devam) İnsanı canlı kılan nefis üzerinde çok ihtilaf vardır: Bazılarına göre nefis, bedenin a'razındandır (belirtilerindendir), bağımsız bir varlığı yoktur. O, hayatın kendisidir. Cumhura göre nefis cevherdir. Bazılarına göre nefis maddedir, bazılarına göre de maddeden ayrıdır. Bir görüşe göre nefis bedenin bir parçasıdır. Diğer bir görüşe göre bedenden ayrı olan nefis, bedenin içine konulmuştur. Ruhun nefis veya nefisten başka bir şey olduğu hakkında da ihtilaf vardır. Bazılarına göre bu konuda kesin bir şey söylenemez. Bütün bu görüşler, İslâm kelamcı, felsefeci ve mutasavvıflarının görüşleridir. Hiçbiri diğerini görüşünden dolayı tekfir etmemiştir. Eş'ari mütekellimlerinden Kadı Ebubekr el-Bakillanî'ye göre ruh, cisim belirtilerinden bir belirtidir (arazdır), hayatın kendisidir. Bakıllani ve taraftarları, bu görüşlerine rağmen ehli sünnet imamlarından sayılırlar. Ayeti kerimelerin özünden anladığımıza göre insanın yaratılışı, birtakım evrelerden geçirilmiştir. İnsanın bir tekâmül geçirdiği düşüncesi, İslam filozofları tarafından işlenmiş bir konudur. Bu hususta daha geniş bilgi için "Kur'ân-ı Kerîm'e göre Evrim Teorisi ,, adlı makalemize bakılabilir[1]. Kur'an-ı Kerim, yaratılışın esaslarına işaret eder, ayrıntıyı araştırıcıların incelemelerine bırakır. Onun yaratılış hakkında söyledikleri, bilime uygun düşmektedir. Kur'an-ı Kerim'de ispatlı ilme aykırı düşen hiçbir ayet yoktur. İnsanın yaratılışı hakkında bugün ortaya atılan görüşler de sonuçta bir teoridir. İnsanın mutlaka şöyle veya böyle bir tekâmülden geçip bu hale geldiğini kesin biçimde söylemek mümkün değildir. Çünkü ispatı mümkün olamaz. İspatı mümkün olmayan da pozitif ilim olamaz. Demek ki bu söylenenler birer tahmindir. Ancak âyetlerin ruhundan insanın bir tekâmül geçirdiğini anlıyoruz. Fakat bu tekâmülün aşamalarını; yolunu bilmekten aciziz, gerçeği ancak Allah'ın ilmine havale ederiz. [1] Kur'an-ı Kerim'e Göre Evrim Teorisi, İlahiyat Fakültesi, Dergisi, C.20, s. 127-146 (devamı yarın..)
|