| DUA NE İÇİN OLMALI? (2) |
| Pazartesi, 02 Şubat 2026 00:00 | |||
DUA NE İÇİN OLMALI? (2)(...dünden devam) Bence bu düşünceniz yanlış. Her kulun bir misyonu vardır. Büyük bir velî: "Eğer kebir (büyük) eğer sağîr (küçük), velev ki olsa bir esîr, Ednâ (aşağı, hakir) görüp oynatma kaş!" diyerek herkesin Allah ile bağlantısı olduğunu belirtiyor. Madem ki Allah bizi yaratmış, demek ki size bir misyon yüklemiş. Ama siz misyonunuzun farkında olmayabilirsiniz. Ruhunuz manen hizmet ediyor ama siz bunu bilemezsiniz. Size verilen dert de aslında en azından derecenizin yükselmesi, ruhunuzun olgunlaşması için verilmiştir. Allah abes iş işlemez. Rivayet edilir ki: Karnı su toplayan İmran ibn Husayn, otuz yıl sırt üstü yatmış, kalkamaz, oturamazmış. Yatağında açılan bir delikten hacetini yaparmış. Mutarrif b. Abdullah ve kardeşi Alâ’, kendisini sormağa gelmişler. İmran’ın halini gören Mutarrif ağlamağa başlamış. İmran: — Niçin ağlıyorsun? demiş. — Seni bu halde görünce ağladım, demiş. — Ağlama, demiş, Allah bu hali benim için istemiş, sevmişse ben de onu benim için severim. Sana bir şey söyleyeyim, belki Allah, seni bu söyleyeceğimle yararlandırır. Fakat bunu, ben ölünceye dek kimseye söyleme: Melekler beni ziyaret ediyorlar, ben onlarla ünsiyet ediyorum. Bana selâm veriyorlar, selâmlarını duyuyorum. Ve biliyorum ki büyük nîmete sebebolan bu belâ, bana bir ceza değildir." Şimdi belâsında böyle bir nîmet gören kimse, o belâya razı olmaz mı? (İhyâ: 4/320-322) Bir cemaat, akıl hastanesinde tutulan Şiblî’yi sormağa gitmişler. Önünde taş bulunan Şiblî, onlara: — Siz kimsiniz? demiş. — Biz seni sevenleriz, demişler. Şiblî onları taşlamağa başlamış. Kaçmışlar. — Öyle ise ne diye beni sevdiğinizi iddia ediyorsunuz? Sözünüzde doğru iseniz belâma sabretsenize! demiş (İhyâ: 4/323). Rızâ, her konuda kaderin akışına sevinme, her hali hoşgörü ile karşılama, gönül huzuru, kanâat, Hakk'a teslîmiyyet, O'nun seçip yaptığının iyiliğine güven doğurur. Allah’ın kazâsını başkasına şikâyet etmekten, aşırı sızlanmaktan alıkoyar. Bu kul: “Lütfun da hoş, kahrın da hoş!” diyecek olgunlukta bulunur. Şimdi siz Allah'a yalvarın, derdinizin şifasını O’ndan dileyin. Allah, kulunun kendisine yalvarmasından hoşlanır. Duan hemen kabul edilmese dahi senin için âhirette nimetlere dönüşür, zayi olmaz. Allah size sabır ve şifa ihsan buyursun. ***
|