| ZEKERİYYÂ (Aleyhisselâm) (4) |
| Pazar, 26 Ekim 2025 00:00 | |||
ZEKERİYYÂ (Aleyhisselâm) (4)(...dünden devam) O günlerde Vaftizci Yahyâ (Yuhanna Ma‘medân), Ürdün Irmağı çevresindeki tüm bölgeyi dolaşarak günâhların bağışlanması için günâhtan dönüp vaftiz edilme gereğini yayıyordu. Yahyâ’nın giysisi deve kılındandı. Belinde de deri bir kemer vardı. Yiyeceği, çekirge ile yaban balı idi. O sırada Îsâ, vaftiz edilmek için Galile bölgesinden Ürdün Irmağına, Yahyâ’nın yanına geldi. Ama Yahyâ, Îsâ’yı önleyerek şöyle dedi: “Senin elinle benim vaftiz edilmem gerekirken sen mi bana geliyorsun?” Îsâ: “İzin ver, bana, doğruluğun her gereğini yerine getirmemiz için uygun olan budur.” dedi. Bunun üzerine Yahyâ ona izin verdi (onu vaftiz etti) (Matta: 2/22-23, 3/1-3, 4-15; Markos: 1/1-8; Luka: 3/1-19; Yuhanna: 1/19-28). Yahyâ halka böyle güzel öğütler verip Kurtarıcı’nın geleceğini de müjdelerken ülkenin dörtte birini yönetmekte olan Herodes, yengesi Herodya ile evlenme sorunu ve yaptığı bir sürü başka kötülükler yüzünden kendisini eleştiren Yahyâ’yı hapsetti (Luka: 3/19-20). “Yahyâ’yı Cezâevinde zincire vurdurdu. İşin gerisinde öz kardeşi Filippos’un karısı Herodya vardı. Çünkü Herodes onunla evlenmişti. Yahyâ, Herodes’e: ‘Yengenle yaşaman doğru değil’ diyordu (Matta: 14/4, Markos: 6/17-18). Herodya Yahyâ’ya diş biliyor, onu öldürmeyi amaçlıyordu ama bunu başaramıyordu. Çünkü Herodes Yahyâ’dan korkuyordu. En sonunda uygun zaman geldi. Herodes doğum gününde ileri gelenlere, komutanlara ve Galile’nin üst tabakasına bir şölen verdi. Herodya’nın kızı içeri girip dans etti. Herodes’le sofrada oturan dâvetliler onu öylesine beğendiler ki, Kral, kıza: ‘Dile benden ne dilersen, vereceğim’ dedi. ‘Benden ne dilersen vereceğim, krallığımın yarısını bile!’ diyerek ant içti. Kız annesine koşup:Ne dileyeyim?’diyesordu.Oda, ‘VaftizciYahyâ’nınbaşını!’ dedi. Kız vakit yitirmeden koşup Krala dileğini açıkladı: ‘Hemen şimdi bir tepside Vaftizci Yahyâ’nın başını bana vermeni istiyorum!’ Kral buna çok üzüldü. Ne var ki, andına, dâvetlilere karşı duyduğu sorumluluk yüzünden kıza verdiği sözü tutmazlık edemedi. Hemen bir cellat gönderip Yahyâ’nın başını getirmesini buyurdu. Cellat cezâevine gidip Yahyâ’nınbaşınıkesti.Kesikbaşıbirtepsidegetiripkızaverdi,kızda annesine verdi. Yahyâ’nın öğrencileri olayı duyunca gelip cesedi aldılar, bir mezara gömdüler.” (Markos: 6/17-29; Matta: 14/1-12; Luka: 9/7-9) Bilindiği üzere Yahyâ ile Îsâ teyze çocukları idi. Matta İncîline göre Yahyâ, Îsâ’dan önce doğmuş, Îsâ’nın ortadan kaybolmasından üç yıl önce katledilmiştir (Âlûsî, Rûhu’l-ma‘ânî: 3/146-147). Öldürüldüğü zaman Yahyâ’nın, 31 yaşlarında olduğu anlaşılmaktadır. Ruhuna selâm olsun! ***
|