| ZEKERİYYÂ (Aleyhisselâm) (3) |
| Cumartesi, 25 Ekim 2025 00:00 | |||
ZEKERİYYÂ (Aleyhisselâm) (3)(...dünden devam) Âl-i İmrân Sûresi’nde de Meryem’in bakımını üstlenen Zekeriyyâ’nın, onda gördüğü mânevî haller karşısında çocuk sahibi olma hevesine düştüğü ve Rabbinden kendisine salih bir çocuk lütfetmesini istediği yinelenmektedir. “89- Zekeriya ’yı da (an). Rabbine: "Rabbim, beni tek bırakma! Sen, vârislerin en iyisisin (her şeyim sana kalacaktır)" diye du‘â etmişti. 90- Onun du‘âsını da kabul buyurduk ve ona Yahyâ’yı armağan ettik. Eşini de kendisi için ıslah ettik (çocuk doğurmaya elverişli bir hale getirdik). Gerçekten onlar hayır işlere koşarlar, umarak ve korkarak bize du‘â ederlerdi ve bize derin saygı gösterirlerdi.” (Enbiyâ: 73/89-90) Bu âyetlerde de mülküne vâris olacak bir çocuktan yoksun olan Zekeriyyâ’nın, kendisini kısır bırakmamasını, kendisine bir çocuk lütfetmesini Allah’tan dilediği; Rabbinin de onun du‘âsını kabul buyurarak eşinin kısırlığını düzeltip ona Yahyâ’yı lütfettiği anlatılır. Sonra o âilenin hayır işlerine koşan, umut ve korku içinde Allah’a yalvaran, Allah’a saygılı insanlar oldukları vurgulanır. Hıristiyan kaynaklarında adı Yuhanna el-Ma‘medan (Vaftizci Yuhanna) olarak geçen Yahyâ, Zekeriya ve Elisabet’in oğlu, Hz. İsâ’nın da teyzesinin oğludur. Yahûdîye çölünde dolaşarak yaşayan ve hayatını daha çok üzüm yiyerek geçiren Yahyâ, daha sonra Ürdün Irmağı kıyısında insanları su ile tevbe ettirmeğe (vaftiz yapmağa) başlamıştır. Âhiret hayatının varlığı üzerinde ısrarla duran bir Yahûdî peygamberidir. Atalarından intikal eden din bilgisi ile Tevrât’ın kurallarına uygun olarak yaşayan Yahyâ, İsrâîloğullarına doğru yola gelmeleri, günâhtan sakınmaları, Allah’ın birliğine inanmaları için öğütler veriyordu. Hz. İsâ, peygamber olarak öğretilerini yaymağa başlayınca ona ilk inananlardan biri de Yahyâ oldu. İsa’yı Ürdün ırmağında vaftiz ettiği için Vaftizci Yahyâ adıyla meşhur olmuştur. Bu sıralarda İsrâîloğullarından Kral Herodes, kardeşi Philippos’un karısı Herodya ile evlenmek için Yahyâ’dan fetvâ istedi. Bu evlenmeğe karşı çıkan Yahyâ, nikâhı kıymadı. Bunun üzerine kız ve annesi ona kin beslemeğe başladılar ve onların kışkırtmasıyla Kral Herodes, kendisini eleştiren Yahyâ’nın başını kestirip bir tepsi içinde karısına sundu. (M.S. 31 yılları) (Meydan Larousse: 12/698; İslâm Ansiklopedisi: 13/342). Bir rivâyete göre bu kadın, çok güzel olan Yahyâ’ya sahibolmak istemiş, Yahyâ onun arzusuna râm olmayınca kocasına onu öldürtmüştür. (devamı yarın..)
|