| ZEKERİYYÂ (Aleyhisselâm) (1) |
| Perşembe, 23 Ekim 2025 00:00 | |||
ZEKERİYYÂ (Aleyhisselâm) (1)“2- Bu, Rabbinin, kulu Zekeriyyâ’ya rahmetini anıştır. 3- O, Rabbine gizli bir seslenişle yalvarmıştı: 4- “Rabbim, demişti, ben, bende kemik gevşedi; baş, ihtiyarlık aleviyle tutuştu. Rabbim, sana du‘â ile hiçbir zaman bahtsız olmadım (her du‘â ettikçe kabul buyurdun, beni istediğimden mahrum etmedin). 5- Doğrusu ben arkamdan, yerime geçecek yakınlar(ımın iyi hareket etmeyecekler)inden korktum; karım da kısır. Katından bana, yerime geçecek bir velî lütfet. 6- Ki, (o), bana ve Ya‘kûb oğullarına mîrâsçı olsun. Rabbim, onu beğendiğin bir insan yap.” 7- (Allah buyurdu): “Ey Zekeriyyâ, biz sana bir oğul müjdeleriz, adı Yahyâ’dır. Daha önce ona hiç semî (benzer) yapmadık.” 8- (Zekeriyyâ): “Rabbim, dedi, benim nasıl oğlum olur? Karım da kısırdır. Ben ise ihtiyarlığın son sınırına vardım.” 9- Dedi: “Öyledir, ama Rabbin: ‘O bana kolaydır, daha önce sen de hiçbir şey değilken seni de yaratmıştım’ dedi.” 10- “Rabbim, dedi, (öyle ise) bana bir işâret ver.” “Senin işâretin, sapasağlam olduğun halde tam üç gece (ve gündüz) insanlarla konuşamamandır.” dedi. 11- (Zekeriyyâ,) Ma‘bedden kavminin karşısına çıkıp onlara: “Sabah akşam (Rabbinizi) tesbîh edin!” diye işâret etti.” (Meryem: 44/2-11) “44/2-6. âyetlerde Zekeriyyâ’nın, ihtiyar yaşında hafif bir sesle Allah’a du‘â ederek, kendisinden sonra mülküne vâris olacakların tutumlarından endişe ettiğini, kendisine iyi ahlâklı, temiz bir velî vermesini istediği belirtilir. Üçüncü âyette Hz. Zekeriyyâ’nın, hafif bir sesle Allah’a duâ ettiği bildiriliyor. Bu âyet, duânın hükmedercesine, bağıra bağıra değil, edeple, alçak sesle yapılması gerektiğini gösterir. Zekeriyyâ(selâm ona): Abiya takımından olan (Luka: 1/5) ve Hz. Süleyman soyundan gelen Zekeriyâ, Süleyman ma‘bedinin din adamı, Yahyâ (Yuhanna) el-Ma‘medân(Vaftizci Yahyâ)’nın babası ve Elisabet’in kocasıdır. İslâm kaynaklarına göre marangozluk yapıp elinin emeğiyle geçimini sağlardı. Yaşı hayli ilerlediği bir sırada Allah’tan kendisinin ilmine ve mülküne vâris olacak bir çocuk istedi. Allah da, kendisinin ve karısının ihtiyarlığına rağmen ona Yahyâ’yı lütfetti. Mu‘allim Bostânî’nin kaydına göre melek Cebrâ’îl ona, Yuhanna isimli bir oğlu olacağını müjdeleyince bu müjdeye inanmadığı için oğlu doğuncaya kadar cezâ olarak dili tutulmuştur. Kur’ân-ı Kerîm’de ise onun, çocuğu olacağının işâreti olarak üç gün dilinin tutulup sadece işâretle merâmını anlattığı ifade edilmektedir (Meryem: 44/10-11). (devamı yarın..)
|