HELÂLLİK DÜŞÜNCESİNDEN ÖTÜRÜ BUNALIM GEÇİRME OLAYI PDF 
Pazartesi, 01 Eylül 2025 00:00

HELÂLLİK DÜŞÜNCESİNDEN ÖTÜRÜ BUNALIM GEÇİRME OLAYI

Çocukluğumda yanlış bir söz ve davranışımdan dolayı ebeveynimin bunu kimden öğrendiğimi sormaları üzerne bir arkadaşımdan öğrendiğimi söylemiştim.

Bu olaydan sonra anne ve babama, her ihtimale karşı acaba yaşım küçük olsa da arkadaşıma iftira mı attım gibi bir düşünceden dolayı- öyle bir şeyin olmadığını boşuna kimsenin hakkında kötü düşünmemelerini, ben yanlışlıkla öyle demiş bulunduğumu esasen bir suç arıyorsanız beni suçlamaları gerektiğini belirtmiştim-

Onlar da anlayışla karşıladılar. Zaten kendilerinin de herhangi bir kötü düşünce, kin nefret vs. beslemeyeceklerini söylediler. Çocukluk, olur öyle vs. vs. gibi. Niye kötü düşünelim, Allah ıslah etsin diye dua ederiz diyeceklerini belirttiler.

Olay sadece üç aile Ferdi arasında bu şekilde cereyan etti. Herhangi bir yayılma kişisel zarar vs. söz konusu olmadı. Vel hasılı olay düzeltilerek izale edildi. Öte yandan benim içim yine de rahat etmedi.

Yakın zamanda askere giderken denk geldik nasip oldu; 'ço­cukluğumuz birlikte geçti. O kadar hakkımız geçmiştir.' Diyerek ge­nel bir helallik de aldım kendisinden. Çok bir hukukumuz yok kendi­siyle zaten.

Ancak son zamanlarda yine aklımı kurcalamaya devam edi­yor. Helallilğin salahiyeti ve gerekliliği konusunda...

Özellikle görevim icabı sürekli hadis, ayet ve dini ahlaki öğretiler içerikli okumalarım olduğu için ara ara her şeyi bu ve benzeri şeylerle irtibatlandırarak her şeyden uzaklaşıp buhranlı bir hale bürünebiliyorum.

Burada şu hususu da belirteyim: fazlaca evhamlı, takıntılı bir o kadar da vesveseli bir kimseyim. Bu kendi dediğim bir söylem ile sınırlı olmayıp; çevremdeki insanlar tarafından da görülen bir durum.

Belirtmek gerekirse kafaya tek taktığım şey bu değil; bu konuda kendimi rahatlatıyorum başka bir şey geliyor aklıma; acaba oda mı kul hakkıydı o da şöyle miydi? gibi çeşitli versiyonlarla aklıma birçok şey gelip gidiyor.

İşin ilginç tarafı ise; bu tarz şeylerin hepsi 13 yaş ve altı dönemde olan şeyler. Yani ondan sonrası adına bir şey hiç gelmiyor. Hal böyleyken bu durumlar; birtakım olumsuz düşünceler üzerinden beni manevi olarak esir alıyor.

Dolayısıyla ne işime, görevime kendimi verebiliyorum. Ne de ruhi düzenim kalıyor. Mesleki liyakatimi sorgulamak bunlardan sadece bir tanesi..

Bu Haleti ruhiye bende 1 yıldır devam ediyor. Son olarak nasıl bir yol izlenmeli, bu olaylar tamamen vesveseden mi ibaret yoksa kul hakkı adına ilaveten bir şey yapmak gerekir mi? Olayları ayrıntılı bir şekilde açıkladım...

Sizi kısmen duyduğum kadarıyla tanıyan biriyim. Size baş­vurmak istedim. Şimdiden Allah razı olsun Hocam.

Hayırlı çalışmalar dilerim.. 

Cevap: Değerli genç arkadaşım, bir kere 13 yaşında insan çocuktur. Çocuk yaptıklarından sorumlu olmaz. Hadiste kişi ihtilam oluncaya yani olgunluk yaşına erinceye dek onun hatalarının yazılmayacağı belirtilmiştir.

Ayrıca o yaşta iken sizin sözünüz bir korku refleksi ile söylenmiş bir sözdür. Daha sonra bu sözü söylemenizden ötürü de pişman olmuşsunuz. Yani o yanlış hareketten dönmüşsünüz. Bunun adı tevbedir. Peygamberimiz: "Günahtan tevbe eden, hiç günah işlememiş gibidir." buyurmuştur. Yıllarca yaptığınıza pişman olduğunuz bir şeyin ardına düşmenin hiçbir anlamı yoktur. Bu tutum, Allah'ın rahmetinden umut kesmek olur ki bu, mü'minlere yakışmaz. Cenabı Hak: "Lâ taknatû min rahmetillah: Allah'ın rahmetinden umut kesmeyiniz. Allah bütün günahları bağışlar" buyurmaktadır. Ve yine Allah'ın rahmetinden ancak inkârcıların umut keseceği vurgulanmaktadır. Siz din görevlisi olduğunuza göre inanan bir insansınız. O halde hala bu işin ardına düşmek size zarar verir. Asıl günah, Allah'ın af ve mağfiretinden umut kesmektir. Hadisi şerifte "Eğer insan Allah katındaki af ve merhametin miktarını bilse, kâfir bile cennete girmeyi umar!" buyurulmuştur.

Uzun lafın kısası siz sözünü ettiğiniz olayı unutun. Ben sizin hatanızın olmadığına, olsa bile affedildiğine inanıyorum. Dünyayı böyle vesveselerle başınıza dar etmeyin.

Bil kadî-hâcâtı
Kıl ana münacatı

Terk eyle murâdâtı
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Size Allah Taâlâ'dan gönül huzuru dilerim. 

 

 

   Copyright @ Süleyman Ateş