HZ. ÎSÂ ’NIN İNECEĞİNE DAİR HADÎS RİVAYETLERİ (3) PDF 
Perşembe, 28 Ağustos 2025 00:00

HZ. ÎSÂ ’NIN İNECEĞİNE DAİR HADÎS RİVAYETLERİ (3)

(...dünden devam)

Îsâ’nın, bütün sinagogları ve kiliseleri yıkacağı ifadesi de Hac Sûresinin: “Eğer Allah'ın bazı insanları diğer bazılarıyla savunması olmasaydı, içlerinde Allah'ın ismi çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler yıkılırdı. (Fakat Allah, bazı insanları güçlendirerek, onlar vasıtasıyla, mü'min kullarını savunur. Kendisine inananlar ile, isminin anıldığı mabedleri korur.) Allah, kendi(dini)ne yardım edene elbette yardım eder.”[1] âyetine aykırıdır. Âyette Allah’ın koruduğu ve kulları vasıtasıyla savunduğu, Allah’ın adı anılan ma‘bedleri Îsâ nasıl yıkar? Aslında âyete göre Îsâ’nın, bu ma‘bedleri koruyanların başında olması gerekir.

Ayrıca bu rivâyetlerde Müslümanların kılıçlarını düzelteceklerinden söz edilmektedir. Bu, 14 asır önceki savaş silâhını ifade eder ama Deccâl’in çıkacağı Kıyâmete yakın zamanların silâhını ifade edemez. Herhalde modern çağlarda Müslüman askerler, silah olarak kılıç değil, modern silahlar taşırlar. Eğer bu askerler kılıç taşıyan askerler ise, bu çağların değil, asırlar öncesinin askerleridir. Eğer bu askerler Kıyâmete yakın zamanların askerleri ise, kılıç taşımaları ifadesi, hayatın gerçeklerine uymaz.

Ayrıca bu istikbal haberleri, Allah’tan başka kimsenin gaybı bilmeyeceği[2] hakkındaki âyetlere aykırıdır.

Îsâ’nın ineceğine inanmak, itikadî bir mes’eledir. İ‘tikad, şekk (kuşku) üzerine kurulmaz, yakîn üzerine kurulur. Îsâ’nın göğe çıktığına ve âhir zamanda ineceğine dair yakîn (kesin bilgi) ifade edecek bir haber yoktur. Bu konudaki rivâyetlerin hepsi âhâd haberlerinden ibarettir. Kaldı ki Îsâ’nın ineceği hakkında anlatılanlar, Ehl-i Beyt’ten, Mehdî adında âdil bir imamın geleceğine dair anlatılan rivâyetlere çok benzerlik gösterir ki, Mehdî hakkındaki rivâyetlerde de bir kesinlik yoktur. Bu rivâyetler, mütevâtir olmadığı gibi meşhur bile değildir. Hadîsçiler katında sahîhin altında bir derece olan hasen Hadîs kabul edilmiştir. Kesinlik ifade etmeyen bu hadîslerle i‘tikad kurulamaz.

Kur’ân-ı Kerîm’de Îsâ’nın öleceği ve Enbiyâ: 73/34’ncü âyette Hz. Muhammed’den önce hiçbir insana ebedî yaşama verilmediği, ondan öncekilerin hepsinin öldüğü; Hz. Muhammed’in de bir gün öleceği belirtildiğine göre Îsâ’nın öldüğüne inanmak gerekir. Ancak Îsâ, genelde Hıristiyanların sandıkları gibi öldürülmemiş, asılmamış, Allah onu Yahûdîlerin şerlerinden kurtarmıştır. Yahûdîler, Îsâ’ya benzettikleri birini Îsâ diye asmışlardır. Hz. Îsâ da onların gözlerinden kaybolup emin bir yere gitmiş ve orada normal bir şekilde vefat etmiş, rûhu da göklere (cennete) yükselmiştir.

(devamı yarın..)


[1] . Hac: 88/40

[2] . A‘raf: 39/188; Neml: 48/65; Yûnus: 51/20; Hûd: 52/123; En‘âm: 55/50, 59

 

 

   Copyright @ Süleyman Ateş