| SADAKA (20) |
| Cumartesi, 23 Ağustos 2025 00:00 | |||
|
SADAKA (20) (...dünden devam) Şimdi insan şöyle bir düşünmeli, acaba sadece karnını doyurabilen orta halli bir insan mı mutludur, yoksa yüz yerde apartmanları, bahçeleri, arsaları, otomobilleri olan zengin mi? Sanıyorum orta halli, kanaatkâr insan mutludur. Çünkü onun taşıyacağı yükü yoktur. Ötekinin her apartmanı, her otomobili, kendisine ayrı ayrı derttir, yüktür. Otomobilinin bozulması, kazâ yapması, çalınması; bahçesinin sulanmaması, meyva vermemesi; apartmanının kiracısız kalması veya kiracının kirayı ödememesi, ayrı ayrı dertlerdir. Malı mal olarak düşünenler için bu böyledir. Ama malı Allah'ın rızâsını kazanmak için bir vâsıta, Allah'ın emaneti bilenler için mal dert olmaz. Onlar ellerinde oldukça Allah uğruna harcarlar. Ellerinden çıkarsa: "Veren de Allah, alan da Allah" der, üzülmezler. İşte böyle "İyi insanlar için helâl mal ne güzeldir!" Allah'ın Elçisi (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Malın içinde gerçekten senin malın olan şey, sadece yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin, ya da sadaka verip ileriye gönderdiğindir."[1] *** [1]. Müslim, Zühd: 3; Tirmizî, Zühd: 31, Tefsîr, Sûre:102; Nesâ'î, Vasâya:1; İbn Hanbel, Müsned: 4/24, 26
|