SADAKA (14) PDF 
Pazar, 17 Ağustos 2025 00:00

SADAKA (14)

(...dünden devam)

el-‘Âmilûne ‘aleyhâ: Zekât toplamakla görevlendirilmiş kimselerdir. Bunlara da zekâttan bir miktar verilebilir. Ancak bunların zekât alabilmeleri için Peygamber’in akrabâsı olmamaları gerekir. Çünkü Peygamber nesline zekât harâm sayılmıştır.

Kalbleri (İslâm’a) ısındırılan kişiler”: Bunlar, yeni müslüman olmuş yahut gönüllerinin kazanılmasında yarar bulunan kişilerdir. İslâm’a destek çıkacak, İslâm’ın tanıtılmasında katkıda bulunabilecek yazar, gazeteci gibi medyatik yahut siyasal etkinliği olan kişilere zekâttan fon ayrılabilir. Kur’ân-ı Kerîm, Müellefe-i kulûb ile bu tür kişilere zekâttan pay verilmesini ön görmüştür. Hz. Peygamber’in, bu fondan kimlere zekât verdiği veya verip vermediği bilinmiyor. Ancak Peygam-berimiz, Huneyn’den alınan ganîmetlerden, henüz yeni müslüman olmuş Mekke liderlerine bol pay vermiştir. Peygamber’in, gönüllerini kazanmak için ganîmet malı verdiği bu kimseler, zekâttan pay ayrılması gereken kimseler değildir. Çünkü zekât başka, ganîmet başka şeydir. Ganîmet hakkında değil, zekât hakkında olan bu âyet, ganîmetle ilgili âyetlerden çok sonra inmiştir. Çünkü bu âyetin bulunduğu Tevbe Sûresi: 113.; ganîmet hakkındaki âyetlerin bulunduğu Enfâl Sûresi ile Haşr Sûresi ise 93. ve 95. sûredir. Demek ki Tevbe Sûresi’nde zekâttan pay ayrılan müellefe-i kulûb, Peygamber’in bol ganîmet payı verdiği Mekke liderlerinden ayrı olup belli kişiler değil, her dönemde İslâm için kendilerinden yarar umulan kişilerdir.

Hz. Peygamber’in, kendilerine fazla ganîmet malı verdiği kimseler, on beş kişi idi. Bunlar Ebûsüfyan, Akra‘ ibn Hâbis, ‘Uyeyne ibn Hısn, Huveytıb ibn ‘Abdu’l-‘Uzzâ, Sehl bin ‘Amr, Hâris ibn Hişâm, Süheyl ibn ‘Amr el-Cühenî, Ebû’s-Senâbil, Hakîm ibn Hizâm, Mâlik ibn ‘Avf, Safvân ibn Ümeyye, Abdurrahmân ibn Yerbû‘, Cedd ibn Kays, ‘Amr ibn Birdâs, ‘Atâ ibn el-Hâris’tir[1].

Safvân ibn Ümeyye henüz müslüman olmamıştı. Önce Peygamber’den nefret eden bu zât, ganîmeti alınca onu sevmeğe başlamıştır.

Rivâyete göre Hz. Peygamber’in, kalblerini İslâm’a ısındırmak için ganîmet verdiği bu kişilere, zekâttan da pay ayrılmıştır. Acaba bu, yalnız Peygamber’e özgü bir uygulama olup, onun vefatiyle sona mı ermiştir, yoksa onun vefâtından sonra da uygulanacak ve bu kimselere yine zekât verilecek midir?

(devamı yarın..)


[1] . Mefâtîhu’l-ğayb: 16/111

 

 

   Copyright @ Süleyman Ateş