SADAKA (12) PDF 
Cuma, 15 Ağustos 2025 00:00

SADAKA (12)

(...dünden devam)

Başka bir hadîste de: "İhtiyâcı yok iken malını çoğaltmak için halktan mal isteyen kimse, –malını azaltsa da, çoğaltsa da– bir ateş koru tutmuş olur.”[1] buyurulmuştur. Bir hadîste de: "Kişi dilene dilene kıyamet gününde öyle bir halde gelir ki yüzünde tek bir et parçası yoktur. Yüzü tamamen kemik kesilmiş(yüzünde utanma, âr kalmamış, bakılacak yüz olmaktan çıkmış)tır.”[2], başka bir rivâyette: "Muhtaç olmadığı halde halktan bir şey isteyen, dilenen kimsenin o fi'li, yüzünde utanç olur.”[3] buyurulmuştur.

Esad Oğullarından bir adam şöyle demiş: "Ben ve âilem, Ğark'te[4]idik. Âilem bana, gidip Allah'ın Elçisi’nden yiyecek istememi söyledi. İhtiyaçlarını saydılar. Allah'ın Elçisi’ne gittim, yanında bir adam vardı, Allah'ın Elçisinden bir şey istiyor, o da: ‘Sana verecek bir şey bula­mıyorum' diyordu. Adam kızdı, ‘Ömrüm için sen, dilediğine verirsin' diyerek döndü. Allah'ın Elçisi (s.a.v.): ‘Kendisine verecek bir şey bulamadığım için bana kızıyor. Sizden kim, yanında bir okıyye'si (kırk dirhemi) ya da bunun dengi bir malı varken dilenirse ilhâf etmiş (yüzsuyu dökmüş) olur.’ dedi. Ben de kendi kendime: ‘Bizim doğumu yakın sağılı devemiz, bir okıyyeden daha iyidir' dedim ve Allah'ın Elçisinden bir şey istemeden döndüm. Sonra Allah'ın Elçisi’ne arpa, kuru üzüm getirildi. Ondan bize de pay verdi, böylece Allah bizi ihtiyaçtan kurtardı, zengin etti.”[5]

Dilenmek kötü bir şeydir. Ancak çok darda kalınca ölmemek için dilenmek caiz görülmüştür. Yalnız gönül rızası ile verileni almakta bir sakınca yoktur. Allah'ın Elçisi (s.a.v.), Hz. Ömer'e, bir bağış göndermiş, Ömer onu reddetmiş. Allah'ın Elçisi ona, neden reddettiğini sormuş. Ömer: "Ey Allah'ın Elçisi, sen bize bir şey almamamızın daha iyi olduğunu söylememiş miydin?" demiş. Allah'ın Elçisi: "O, isteme ile ilgilidir. Ama istenmeden verilen, Allah'ın sana nasibettiği bir rızıktır” demiştir. Hz. Ömer de: “Nefsimi elinde bulunduran hakkı için kimseden bir şey istemem ama ben istemeden gelen bir şeyi de reddetmem, alırım” demiştir[6].

(devamı yarın..)


[1] . Müslim, Zekât, en-Nehy ani'1-mes'eleti

[2] . Buhârî, Zekât 52; İbn Mâce, Zekât 25; İbn Hanbel, Müsned: 2/231

[3] . Dârimî, Zekât 17; İbn Hanbel, Müsned: 4/426, 5/281

[4] . Ğark: Medine’de bir kabristanın adıdır

[5] . Kurtubî, el-Câmi‘: 3/343

[6] . Kurtubî, el-Câmi‘: 3/345

 

 

   Copyright @ Süleyman Ateş