| SADAKA (10) |
| Çarşamba, 13 Ağustos 2025 00:00 | |||
SADAKA (10)(...dünden devam) Âlemlere acıyan Allah'ın, bu rahmetinin eseri olarak insanlara gönderdiği, son derece merhametli, şefkat kaynağı Hz. Muhammed Aleyhisselâm; müslümanlara saldırmayan, kendi halinde, masum, yardıma muhtaç insanlar arasında hiçbir ayırım yapmamış, dini ne olursa olsun herkese yardım etmiş ve bunu emretmiştir. Mehdevî'ye göre bu âyet, müslümanlara, yoksul olan müşrik yakınlarına zekât verme ruhsatı getirmiştir. Ebû Hanîfe'ye göre müşrik yoksullara fıtra verilebilir[1]. Esasen Hz. Peygamber'in kendi düşünce yapısını da yansıtan bu âyetin başı ve sonu, Allah'ın kulları arasında hiç ayırım yapmadan, mü'min, kâfir, müslüman, gayri müslim, iyi kötü, her yoksula yardım etmek gerektiğini anlatıyor. Çünkü onları doğru yola iletmek Allah'a ait bir şeydir. Herkes inancından dolayı Allah'a karşı sorumludur. Yardım ederken insanın inancını araştırmak, kendi inanç ve düşüncesinde olmayan yoksula yardım etmemek doğru değildir. İbn Abbâs'ın rivâyetine göre Peygamber (s.a.v.), önce yalnız müslüman yoksullara sadaka verilmesini emredermiş, bu âyet inince herkese sadaka verilmesini emretmiştir[2]. Ebû Hüreyre de Peygamber(s.a.v.)in şöyle buyurduğunu rivâyet ediyor: "Bir adam: ‘Ben bu gece sadaka vereceğim’ dedi, sadakasını geceleyin götürdü, bilmeden bir fâhişenin avucuna koydu. Sabahleyin insanlar: – Sen fâhişeye sadaka veriyorsun, dediler. – Allah, fâhişeye (sadaka) verdiğim için sana hamdolsun, bu gece de sadaka vereceğim, dedi. Götürüp bir zenginin avucuna koydu (gece olduğu için verdiği şahsın kim olduğunu bilmiyordu). Sabahleyin insanlar: – Sen zengine sadaka veriyorsun, dediler. – Allahım, zengine (sadaka) verdiğim için sana hamdolsun, bu gece yine sadaka vereceğim, dedi. Bu kez de sadakasını götürüp bir hırsızın avucuna koydu. Yine insanlar: – Sen geceleyin hırsıza sadaka veriyorsun, demeğe başladılar. – Allahım, fâhişeye de, zengine de, hırsıza da verdiğim sadakadan dolayı sana hamdolsun, dedi. Ona gizliden gelinip şöyle denildi: – Senin sadakan kabul edildi. Sadaka verdiğin kimselere gelince: belki fâhişe uslanır, fuhuştan vazgeçer, zengin ibret alır da o da Allah'ın verdiğinden verir ve belki hırsız da hırsızlığından tevbe eder.”[3] Sembolik bir nitelik taşıdığı belli olan bu rivâyetin asıl amacı, sadaka verirken Allah'ın kulları arasında bir ayırım yapmamayı, kimseyi küçümsememeyi, iyi niyetle verilen sadakaların, yapılan iyiliğin zayi olmayacağını anlatmaktır. (devamı yarın..) [1] . Kurtubî, el-Câmi‘ li Ahkâmi’l-Kur’ân: 3/338 [2] . İbn Kesîr, Tefsîr: 1/324 [3] . Buhârî; Müslim, Zekât: 78; Nesâ î, Zekât: 47; İbn Hanbel, Müsned: 2/322, 350
|