İSLÂM TARİHİNDEN YAPRAKLAR (58) : HZ. ALÎ’NİN ŞEHÂDETİ PDF 
Cumartesi, 27 Haziran 2020 00:00

İSLÂM TARİHİNDEN YAPRAKLAR (58) : HZ. ALÎ’NİN ŞEHÂDETİ

(...dünden devam)

Taberî’nin rivayetine göre de Alî, oğlu Hasan’ı, katilinin organlarını kesip şeklini bozmaktan men ederek şöyle demiş: “Ey Muttalib oğulları, sakın ‘Mü’minlerin Emîri öldürüldü!’ diyerek Müslümanların kanına girmeyin. Beni öldürenden başkası öldürülmesin! Bak Hasan, eğer ben adamın şu vuruşuyla ölürsem, siz de ona bir kez vurun! Ama adamın organlarını kesip şeklini bozmaya kalkmayın. Çünkü ben Allah Elçisi(s.a.v.)in: ‘Müsleden (öldürülenin şeklini bozmaktan) sakının, kuduz köpek dahi olsa müsle yapmayın!’ dediğini işittim.” (Taberî, Târîḫ: 6/64)

Cündeb bn Abdullah Alî’ye: “Ey Mü’minlerin emîri, sen ölürsen Hasan’a bey’at edelim?” diye sordu. Alî: “Ben bunu size ne emrederim, ne de sizi bundan men ederim. Siz bu işi daha iyi bilirsiniz.” Dedi. Ağırlaşınca sürekli “Lâ ilâhe illallah” kelimesini yineliyor, başka bir söz söylemiyordu. Rivayete göre Alî’nin son cümlesi: Kim zerre ağırlığınca hayır yapmışsa onu görür.” (Zelzele: 7) âyeti olmuştur.

Cuma sabahı vurulmuş olan Alî, o gün, Cumartesi gü­nü yaşadı ve üçüncü günü olan Pazar günü Hicri 40'ncı yılı, Ramazan ayının on doku­zuncu gecesi (26 Ocak 661 Pazar) vefat etti. Hasan, Hüseyin ve Ca'fer oğlu Abdullah Alî'yi yıkadılar ve üç kat kefene sardılar (Tabakat: 3/37).

Hz. Alî’nin vefatından sonra kātiline verilecek ceza hususunda çeşitli rivayetler vardır. Bu rivayetlerden kimi doğru, kimi de zayıftır. Hz. Alî’nin, kendisi öldükten sonra kātilinin yakılmasını emrettiği şeklindeki rivayet zayıftır. Başka çeşitli rivayetlere göre de Hz. Alî, kendisi öldüğü takdirde kātiline sadece bir kılıç vurulmasını, bir kereden fazla vurulmamasını emrettiği belirtilmektedir. Bu yöndeki çeşitli rivayetler lafzan farklı olsa da aynı anlamı ifade ettikleri için birbirini güçlendirmekte, bu anlamdaki rivayetlerin doğru olduğu anlaşılmaktadır.

Meşhur tarihi rivayet şöyledir: Alî vefat edince Hasan’ın, tutuklandığı yerden getirttiği İbn Mülcem, Hz. Hasan’a: “Senin özelliğin var mı? Bir iyilik yapmak ister misin?” deyip devam etti: “Vallahi ben Allah’a ne söz verdiysem mutlaka onu yerine getirdim. Ben (Ka’be) Hatîminde Alî’­yi, Muaviye’yi öldürmeyi, ya da bu uğurda ölmeyi ahdettim. İstersen benimle Muaviye arasından çekilirsin, eğer Muaviye’yi öldürmezsem yahut onu öldürdükten sonra sağ kalırsam, sana geleceğim, elimi senin eline koyacağım (sana bey’at edeceğim)” dedi.

(devamı yarın..)

 

 

   Copyright @ Süleyman Ateş