Kadınları dövme emri Kur’ân’da yokmuş *** Helal sertifikası
Pazar, 18 Eylül 2011 19:11

Kadınları dövme emri Kur’ân’da yokmuş

Sayın Süleyman Bey yazılarınızı takip ediyorum ve zevkle okuyorum. Bir sorum olacak size. Kur’ân'da kadınları dövün buyruğu var mı? Araştırmacı ve yazar Cengiz Özakıncı bu buyruğun olmadığını belirtiyor. Dil ve Din adlı kitabında. Meğer Kur’ân'da geçen kelimenin birçok anlamı varmış. Ne diyorsunuz? Cevap yazarsanız memnun olurum.

Cevap: Evet, Kur'ân'da öğütle ve ayrı yatmakla da başkaldırılarından vazgeçmeyen, hırçınlıklarını sürdüren kadınların, yola getirmek için son çare olarak dövülebileceği belirtilir. Âyet şöyledir: "Nisâ 34. Erkekler kadınlar üzerinde yöneticidirler. Çünkü Allah, kimini kiminden üstün kılmıştır ve çünkü erkekler (kadınlara) mallarından harcamaktadırlar. Onun için iyi kadınlar itaatkâr olup, Allah'ın kendilerinin korumasına karşılık kendileri de gizliyi koruyan (kocalarına gizli gizli ihanet etmeyen)lerdir. Dik kafalılık ve şirretlik etmelerinden korktuğunuz kadınlara öğüt, (eğer düzelmezlerse) yataklarından ayrılın (size karşı en büyük silâhları olan dişilikleri konusunda onların silâhlarına teslim olmayın) ve (bunlarla da yola gelmezlerse, sakatlamadan, sadece gururlarıyla oynamak maksadıyla hafifçe) dövün. Eğer (Allah katında sizin kadınların üzerinde yönetici durumunda olduğunuzu kabul ederlerse ve bu Allah’ın emridir diyerek) size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Çünkü Allah yücedir, büyüktür."

Âyette darb edin emri gereklik değil, seçenek bildirir. Darb kelimesinin yerine göre yürümek anlamı da vardır ama temel anlamı vurmak, dövmektir. Âyetin bulunduğu bağlamda yürümek veya cinsel ilişkide bulunmak mümkün değildir. Dediğimiz gibi temel anlam vurmak, çarpmaktır. Yürümek de yine vurmakla ilgilidir. Çünkü yürürken ayaklar yere vurulur. "İza darabtum filardı" âyetinde darb yeryüzünde ayaklarınızı yere vurduğunuz zaman demektir ki bu yürümek anlamına gelir. Kadınların ayaklarındaki halhallarını belli etmek için ayaklarını birbirine darbetmemeleri emredilir. Yani ayaklarını birbirine vurup ziynetlerini şakırdatmasınlar demektir. Enfal Suresinde "Fadribu favkal-a'nak: Savaşta düşmanlarınızın boyunlarının üstüne vurunuz!" emri boyunlarını vurun, demektir. Herhalde boyunlarının üstünde yürüyün anlamı çıkmaz.

İşte söz konusu âyetteki darb kelimesinin anlamı vurmaktır, dövmektir. Bunu ille birilerinin hoşuna gitsin, çağdaş feministlere hoş görünsün diye evirip çevirmeğe, gerçeği gizlemeğe kimsenin hakkı yoktur. Kaldı ki âyet ille kadınları dövün demiyor ki, bunu son çare olarak öğütlüyor. Ayrılmaktansa hafifçe dövmek tercih edilir. Dayağı hak eden kadınlar da yok değil. Kocasına hayatı zehir eden kadınlar var. Bir de 15 asır önceki şartları düşünmek gerekir. Burada dövme emri de alabildiğine dövme, erkeğin kendisini tatmin dövmesi değil, hafifçe dövmedir. Üçten fazla vurmak caiz değildir. Peygamberimiz de kocanın izni olmadan yabancı erkeği içeriye alıp yatağında yatıran kadının sakatlamayacak şekilde yani hafifçe dövülebileceğini belirtmiş, böylece dövme eyleminin hışımla değil, sadece ıslah amaçlı olması gerektiğini belirtmiştir. Şairin dediği gibi

"Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir

Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir!"

 

Helal sertifikası

Sevgili Hocam, gıda sektörüyle ilgili bir dergide helal sertifikası veren bir kuruluşun başkanı şöyle diyor:

Haram; gayri meşru, meşru olmayan manasına gelen Arapça bir kelimedir. Kur’ân-ı Kerim ve Peygamberimiz(s.a.v)in sünnetinin ışığında fakihlerin haram olduklarında ittifak ettikleri gıda maddeleri aşağıda belirtilmektedir.

Domuz, kan, Et yiyen hayvanlar, Ölmüş hayvanın parçaları, İslami usulle kesilmemiş eti helal hayvanlar, Sürüngen ve böcekler, Şarap, Etil alkol ve İspirto.

Yukarıda zikredilmiş maddeler haramdır ve bütün Müslümanlar tarafından kaçınılmalıdır....

Et yiyen hayvanlar, sürüngen ve böcekler ve etil alkol-ispirtonun dinimizdeki yeri nedir? Saygılarımla. Ferhan Tunçel

Cevap: Bu yazdıklarınızın bir kısmı doğru bir kısmı ise saçmadır. Haram Allah’ın kitabında yasakladığı şeylerdir. Allah’ın kitabında yasaklanan et türü de sadece dört tanedir: domuz eti, akıtılmış kan, leş ve Allah’tan başkasının adı anılarak kesilmiş olan hayvan. Bunların dışında haram yoktur. İnsanların düşünceleriyle haram helal olmaz. Hiç kimsenin sözü din hükmü değildir. Din hükmü koyan sadece Cenabı Allah’tır

 

 

   Copyright @ Süleyman Ateş