İslam’da başsağlığı *** Karanlıkta namaz kılınmaz mı? *** Takdir maili
Çarşamba, 14 Eylül 2011 16:56

İslam’da başsağlığı

Sayın Hocam, kardeşimin vefatı üzerine, tanıdıklarımdan birçoğu taziyede bulundular. O sırada umrede bulunan kayınbiraderim ve eşi ise, dönüşlerinde baş sağlığı dilemediler. Garip geldi ve kırgındım, konuşmak istemiyordum. Buna rağmen, ben kendilerini umreden hoş geldiniz diye aradığımda, mazeret olarak vefat olayından 4 gün geçtikten sonra baş sağlığı dilenmesinin caiz olmadığını söyledi ve başsağlığı dilemedi.

Son 4 yıl içinde 3 Vefat yaşadım. 2006´da annem, 2008´de benden küçük kardeşim, 2009´da küçük ve en son kardeşim vefat etti. Okuduğum Kur`ân meallerinde buna rastlamadım. Acılar paylaşıldıkça azalır. Paylaşmayı esas alan yüce dinimizin insan ilişkilerinde böylesine bir sınırlamayı onaylamayacağı kanaatinde olmakla birlikte, ayrıntılar konusunda yanılmış olabileceğimi düşündüğümden size başvuruyorum., Bu konuda beni aydınlatma lütfunda bulunursanız müteşekkir olurum. Saygılarımla. Asuman Hasırcıoğlu

Cevap: O hacı veya umreci kişi dinden habersiz bir insanmış. Kardeşim, ölen kimse için yas tutma süresi üç gündür. Üç günden fazla yas tutulmaz. Yalnız kocası ölen kadın, 4 ay 10 gün bekler. Bu süre, kadının yas süresi mi, yoksa evlenmek için beklemesi gereken süre mi olduğu hususunda görüş ayrılığı vardır.

Ama bir yakınını kaybetmiş olana taziye vermek (yani onu teselli etmek) her zaman yapılabilir. Üzüntülü insanın acısını paylaşmak Müslüman kardeşlerin görevidir. O ne biçim kaba adammış ki sana böyle bir söz söylemiş. Din cahillerin elinde böyle gülünç ve sosyal yaşama ters duruma sokuluyor işte. Başka ne diyebilirim!

 

Karanlıkta namaz kılınmaz mı?

Sayın hocam hayırlı cumalar olsun; ben geceleri bazen gece namazı kılarken ışıkları yakmıyorum ve görebildiğim kadarı ile karanlık bir ortamda namazımı kılıyorum. Bazı kişilerin söylediklerine göre iğnenin deliğini görmediğin yerde namaz kılınmaz diyorlar. Bu konuda bizi aydınlatmanız mümkün olur mu? Teşekkür eder, saygılarımızı sunarız hocam. Fikret Kocaman

Cevap: Bu konuda aydınlanmaya hiç ihtiyacınız yok. Azıcık düşünseniz gerçeği yanlıştan ayırırsınız. Düşünün bir kere Hz. Peygamber gecenin yarısından sonra ibadete kalkardı. Acaba o zaman elektrik var mıydı? Eşinin uyuduğu odada lamba mı yakıyordu? Lamba yoktu ya, olsa bile uyuyan insanı rahatsız eder miydi? Lütfen böyle saçma sözlere itibar etmeyiniz. Karanlıkta namaz daha huzurlu olur. Eskiden camileri daha loş yaparlardı ki insanın dış dünya ile bağlantısı azalsın. Tasavvufta da karanlıkta zikir makbuldür. Çilehanelerin penceresi ve lambası yoktur. Böyle olacak ki insan Allah'tan başka her şeye gönlünü kapatsın, kendini sadece Allah'a versin.

 

Takdir maili

Muhterem hocam, ben altmış beş yaşında, kırk üç yıl mühendis ve yönetici olarak devlet hizmetinde çalışmış bir okuyucunuzum.

Sizi ismen yıllardır tanıdığım halde çok değerli yazılarınızı okumak, ancak son birkaç yıldır nasip oldu.

İslam dininde neye inandı isem onun teyidini ve açıklamasını sizde buldum.

Siz çağımızın en büyük din adamısınız. Bütün yazılarınızı internetten indirip muhafaza ediyorum yakınlarıma okutuyor, gerçekleri doğru öğrenmeleri için tüm dost ve arkadaşlarıma tavsiye ediyorum. Tüm isteğim gençlerin yazılarınızı okuyarak gerçekleri öğrenmeleri.

Sizin övgüye ihtiyacınız yok, lakin bunları yazmaz isem Allah indinde kendimi bir görevimi eksik yapmış hissedeceğim.

Size sağlıklı uzun ömürler, âhiret ve dünya saadeti dilerim. En derin saygılarımla. Emin Kenan Taşlık

Cevap: Teşekkür ederim Emin Bey, elimizden geldiği kadar Kur'ân mesajını anlatmaya çalışıyoruz. Ama ne olsa naçiz bir kuluz. Başarı Allah'ın hidayet ve tevfikine bağlıdır. İzin desteğiniz de bizim için değerlidir. Sağ olun. Selam ve sevgilerimle efendim.

 


 

 

   Copyright @ Süleyman Ateş