Tanrının Latif sıfatı *** Allah günahlarımı bağışlar mı? *** Erkeklerin başlarını örtmesi
Cuma, 02 Eylül 2011 01:07

Tanrının Latif sıfatı

Sayın Süleyman Ateş, yazılarınızı hayranlıkla okuyorum. Zihnen takıldığım sorular olduğunda, size yazmışım gibi cevabını alıyorum. (kitaplarınızdan da feyz aldığımı belirtmekten mutluluk duyacağım. Yaklaşımınız her zaman çok uygarca ve dine karşı her Müslüman’ın kafasındaki belirsizliği sevgi ve aklıselimle yorumlayıp, belirginleştirmenize hayranım.) bu sorum kişisel olduğu için size yazmaktayım. Ramazan ayında çok üzüldüğüm, gerçekten hak etmediğim bir olay oldu. Bu üzüntümü defalarca çevreme aktardım. Bir sabah bir sesle uyandım.'kalbine sevgiyi yerleştirdik. Affetmek en güzel şeydir. Latif' ve bundan sonra o olayı hiç gündeme getirmedim ve olayla ilgili kişileri affettim. Yalnız Latif Allahın sıfatlarından olduğundan dolayı, her gün tesbih etmem gerekir mi? bu konuda beni aydınlatırsanız çok sevinirim. İsmimin zikredilmemesini rica ediyorum. Saygılar

Cevap: Allah'ın, Kur'ân'da sık vurgulanan sıfatlarından olan Latîf ismi, çok lütufkâr, her şeyi bilen, en ince şeylerden haberdar olan, bol iyiliklerde bulunan anlamlarına gelir. Sanıyorum size, kırgınlıkları, dargınlıkları unutmanız, yapılan hataları bağışlamanız tavsiye edilirken bu konuya uygun olarak Allah'ın affeden, lütfeden sıfatı hatırlatılmıştır. Yani Latif'in kulları da lütufkâr davranmalıdır. Ama bu, size verilen af ve bağışlama konusuyla ilgili olarak anılan bir sıfat-isimdir. Allah'ın 99 sıfat ismi vardır. Bu da onlardan biri. Bu isimlerin herhangi birinin diğerine rüchaniyyeti (üstünlüğü) yoktur. Siz istediğiniz ismi zikredebilirsiniz. Başarılar.

 

Allah günahlarımı bağışlar mı?

Selamünaleyküm Süleyman Ateş sizi çok seviyorum. Ben toplamda 46 yıl hapis yattım, çok günahkârım, saymakla bitmez. Çok fazla helallik alamadım, tövbe ediyorum. Allah bana rahmet eder mi? Cevap için sağ olun. Ali

Cevap: Allah dilerse kulunun bütün günahlarını bağışlar. Allah'ın rahmetinden umut kesilmez. Cenabı Hak, kullarının umutlarını yitirmeden kendisine yönelmelerini ve yalvarmalarını emretmektedir. Çünkü O, bütün günahları bağışlar. Yeter ki kul içtenlikle Hakk'a yönelsin.

 

Erkeklerin Başlarını örtmesi

Sayın Hocam, yazılarınızı devamlı okuyorum. Allah sizden razı olsun 60 yaşını aştım, sizden çok şeyler öğreniyorum ve öğrenmeye devam ediyorum. Allah sizler gibi aydın ilahiyatçılardan razı osun.

Pazartesi günü yolum Sultanhamam’a düştü. Öğle vaktine denk geldiği için orada bulunan Küçük Hacı Camiinde namazı kıldım. Namaz için ayağa kalktığımızda camiinin imamı daha evvel de söylemesine rağmen hala camiye başını örtmeden gelindiğini, bunun günah olmasa bile mekruh olduğunu, ama bu durumun ısrarla sürdürülmesi durumunda günah işleneceğini söyledi. Ve cemaati mutlaka namaz kılarken başlarını örtmeleri konusunda uyardı.

Ben böyle bir şeyi bugüne kadar ne duydum ne de okudum. Ama sizin düşüncelerinize saygı duyduğum için bu konuda fikrinizi öğrenmek istiyorum. Saygılarımla, Ö. Ç.

Cevap: O imam kendi kendine günah hükmü koymakla en büyük günahı işlemektedir. Siz ona gidin de Nahl Suresindeki şu âyeti hatırlatın: "Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü ‘Şu helâldir, şu harâmdır,’ demeyin, sonra Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise iflâh olmazlar." (Nahl: 116) Çeşitli insanlar, kendi kendilerine bazı şeyleri helâl, bazılarını haram kılmışlardı. Böylece çevrelerine hurafe ağları örüyorlar, hem kendilerine, hem de çevrelerine zulmediyorlardı. İşte Kur’ân, Allah’ın yasakladığı şeyler dışında bir şeyin haram olmadığını vurgulayarak, kafalara vurulan prangaları kırıyor. Ama cahiller din kisvesi altında kafalara pranga vurmaya devam ediyorlar. Allah ıslah etsin.

 

 

   Copyright @ Süleyman Ateş