SİNİRLE VERİLEN TALAK GEÇERSİZDİR
Pazartesi, 09 Şubat 2015 00:00

SİNİRLE VERİLEN TALAK GEÇERSİZDİR

Selâmünaleyküm hocam, benim sorum şu şekilde.

Yaklaşık 2 yıldır evliydim. Bu 2 yıl içinde 2 kere ayrı zamanlarda eşime talak verdim. İlkinde 1 hafta sonra, ikincisinde yaklaşık 1 ay sonra bir araya geldik. İkincisinde 2 şahit yanında falanca benim eşimdir, şahit misiniz şek­linde 3 kere söyledim.

Aradan 1 yıl geçtikten sonra eşim bana okuldayım, şeklinde cevap verdi . Tam o anda karşıma çıktı. Çok şok oldum ve sinirlendim ne kadar sakin görünsem de. Nereye gideceksen git dedim, ben eve gidiyorum dedi ve gitmedi. Neyse aynı otobüste eve gittik. Eve varınca babayın evine git, dedim, yok dedi. Amcayın evine git, dedim yok dedi. O yok dedikçe ben biraz daha sinirlendim. Ve o anda 3 kere boşol dedim. Bunun üzerine babasının evine gitti. 1 hafta sonra boşanma davası açtı ve anlaşmalı şekilde boşandık.

Sonra konuşmalarımızdan gerçekten eve geçtiğine inandım. Neden yalan söyledin dedim. AKP mitingine gidecektim, vazgeçtim eve geçiyordum. Senden çekindiğim için söyledim dedi. Ben birleşmek istiyorum. Fakat o 3 talak verdiğim için olmayacağını söylüyor. Bende araştırdım; nikâhı Şafii mezhebine göre taklit edebileceğimizi okudum.

Bizim nikâhımız resmi nikâh kıyıldıktan sonra hemen yanındaki camiiye geçerek dini nikâhı kıydırdık. Nikâhta Onun babası, amcası ve benim dayı oğlum vardı. Şahitler Amcası ve dayımın oğlu idi. Babası hiç konuşmadı. Nikâhımız bu şekilde kıyıldı.

Biz nikâhımızı Şafii mezhebine göre yaparak tekrar birleşebilir miyiz? Bu konuda yardımlarınızı, açıklamalarınızı bekliyorum. Şimdiden Allah razı olsun..

Cevap: Anladığıma göre sen talak (boşama) işini oyuncak haline getirmişsin. Sinirli halde söylemişsin. Sözlerin öfkenin sonucu. Öfke halinde verilen talak geçerli değildir. Kadın seninle evlenmeğe razı ise Şafiî'ye Ha­nefi'ye bakma, iki tanık huzurunda bir nikâh kıyın. Din ne Şafiî'inin, ne de Hanefî'nin görüşüdür. Din Kur'ân'ın buyruğudur. Bakara Suresinin 232’nci âyetinde: "Kadınları boşadığınız zaman bekleme sürelerinin (sonuna) vardılar mı kendi aralarında güzelce anlaştıkları takdirde, (eski) kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. Bu, içinizden Allah'a ve âhiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Bu, sizin için daha iyi ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” buyurarak bo­şandıktan sonra tekrar kocalarına dönmek isteyen kadınlara engel olunma­masını, onların bu arzularına karşı durulmamasını emrediyor. Demek ki bo­şanan kadın, iddeti dolunca tekrar eski kocasına dönmek isterse dönebilir. Bu da gösteriyor ki sayısı ne olursa olsun, bir lâfızda söylenen talâk ile iş bitmiş olmuyor. İddet süresi içinde eşlerin, birbirlerine dönme hakkı vardır. İddet (bekleme süresi) dolduktan sonra da kadın isterse yine kocası mehr vererek nikâh kıyabilir. İşte sizin yapacağınız budur. Karınıza onun razı ola­cağı bir mehr (mal, para) verirsiniz ve iki şahit huzurunda nikâh kıyar­sınız. Resmen de boşanmış olduğunuza göre yeniden resmi kaydınızı da yaptırır­sınız.