Kur’ân’ın getirdiği geniş ufukları görebilmek için onu, çevreden alınan bilgilerle oluşan önyargılardan uzak, tam sağduyu ile okumamız ve onun üzerinde iyice düşünmemiz gerekir. Yirmibirinci yüzyıla girdiğimiz şu sıralarda, İslâm âleminin durumunu ve müslümanların genel düşünce düzeyini göz önüne getirince pek fazla umutlu olamıyorum. Bilgiye ulaşımın son derece kolaylaştığı bu çağda biz, temel kaynaklara uzanacağımız yerde, hâlâ taklitçilik batağında sürünüp durmaktayız. Orijinal, üretici ve gerçek bir fikir düzeyine ulaşabilmek için önce zihnimizi programlayan gelenekçi çevre koşullarından kurtulup, bizi bilgiye, gerçeğe ulaştıracak bir yöntemle düşünmemiz, yani kendimizi tazelememiz gerekir.Kur’ân’ın getirdiği geniş ufukları görebilmek için onu, çevreden alınan bilgilerle oluşan önyargılardan uzak, tam sağduyu ile okumamız ve onun üzerinde iyice düşünmemiz gerekir. Yirmibirinci yüzyıla girdiğimiz şu sıralarda, İslâm âleminin durumunu ve müslümanların genel düşünce düzeyini göz önüne getirince pek fazla umutlu olamıyorum. Bilgiye ulaşımın son derece kolaylaştığı bu çağda biz, temel kaynaklara uzanacağımız yerde, hâlâ taklitçilik batağında sürünüp durmaktayız. Orijinal, üretici ve gerçek bir fikir düzeyine ulaşabilmek için önce zihnimizi programlayan gelenekçi çevre koşullarından kurtulup, bizi bilgiye, gerçeğe ulaştıracak bir yöntemle düşünmemiz, yani kendimizi tazelememiz gerekir.

YÜCE KUR’ÂN’IN ÇAĞDAŞ TEFSÎRİ

Kur’ân’ın getirdiği eskimez İslâm’ı bütün çıplaklığıyla ortaya koymak için “Yüce Kur’ân’ın Çağdaş Tefsîri”ni yazdık ki bu eserin, Türkiye’de din alanında fikir devrimi yaptığına inanıyoruz. Ayrıca “Kur’ân’ın Evrensel Mesajına Çağrı”, sonra bunun daha geliştirilmiş şekli olan “Evrensel Kur’ân Mesajı” adlı eserimiz ve nihayet 27 ciltlik “Kur’ân Ansiklopedisi”, Kur’ân İslâm’ını bütün açıklığı ve berraklığıyla ortaya koymaktadır.

Türk kamu oyunca da en ciddî ve doğru kabul edilen Türkçe Kur’ân Tercemesi tarafımızdan yapılmıştır. İlk defa 1975 yılında metinsiz olarak yayınlanan bu terceme, yeniden gözden geçirilerek 1977 yılında Kur’ân-ı Kerîm metniyle birlikte “Kur’ân-ı Kerîm ve Yüce Meâli" adıyla basılmıştır. Birkaç kez gözden geçirilip düzeltmelerle basılan bu eser, 1998’de dikkatle gözden geçirilip basılmış ve Milliyet Gazetesi tarafından da 1997 ve 1999 ve 2000 yıllarında olmak üzere üç kez basılıp okurlarına dağıtılmıştır. Ayrıca 12 ciltlik “Yüce Kur’ân’ın Çağdaş Tefsîri”nin altı cilde indirilmiş özeti, 1995’te Milliyet Gazetesi tarafından, “Kur’ân-ı Kerîm Tefsîri” adıyla ve bunun yeniden gözden geçirilmiş şekli de 2000 yılı Ramazan ayında, Hürriyet Gazetesi tarafından altı cilt halinde basılıp okurlarına dağıtılmıştır.

Metodumuz:

Eserimizde, her surenin başında önce sûrenin Mekkî mi, Medenî mi olduğunu, iniş sırasını ve surenin özetini verdik. Sûrenin adından önce bölü çizgili iki rakam vardır. Bölü çizgisinin üstündeki rakam sûrenin tertîb sırasını, altındaki rakam ise iniş sırasını gösterir. Sayfaların üstünde de sûre ve cüz numaraları mevcuttur.

Âyetlerin meâlinden sonra “Tefsîr” başlığı ile tefsîr kısmına geçilmiş, önce âyetlerin içeriği özetlenmiş, sonra izaha muhtaç kelimeler ve âyetlerin işaret ettiği olayların izahı ile âyetler açıklanmıştır.

Tefsîrde resmî tertipten ziyade sûrelerin iniş sırası göz önünde tutulduğundan kelimelerin açıklamaları, iniş sırasına göre ilk geçtiği yerlerde daha ayrıntılı verilmiş, fakat okuyucuda tereddüdün kalmaması için tertîpteki sıraya göre de yine gerekli, fakat özet açıklamalar yapılmıştır.

Eserimizde özellikle hüküm âyetleri üzerinde geniş olarak durduk ve fıkıh ekollerinin görüşlerini özetledik, fakat sonunda kendi kanâatimizi de belirttik. Âyetlerin izahına yardımcı olan hadislerin kaynağını gösterdik, zayıf hadisleri ve Kur’ân’ın ruhuna ters düşen rivâyetleri delîl olarak kullanmaktan kaçındık.

İnsan ve evrenin yaratılışından söz eden âyetleri, modern ilmin ışığı altında izah etmeğe çalıştık. Kur’ân-ı Kerîm’deki Peygamber öyküleri, genelde Kitâb-ı Mukaddes kökenlidir. Bundan dolayı Peygamber kıssalarını anlatan âyetlerin tefsîrinde, Kitâb-ı Mukaddes’e mürâcaat edip karşılaştırma yaptık. Kitâb-ı Mukaddes’in anlatımı ile Kur’ân’ın anlatımı arasında aynı ve farklı olan yanları gösterdik. Mânâları açık olan âyetleri uzun uzadıya tefsîr etmek, gereksiz yere Kitâb’ın boyutunu büyüteceği düşüncesiyle bu tür izahlara girmedik. Biz Türkçe’ye, herkesin yararlanabileceği, günümüz gençliğinin kolayca anlayabileceği bir tefsîr kazandırmak istedik.

 

*