|
1979 yılında yazmış olduğunuz bir kitapta,
"Kur'an'da Nâsih ve Mensuh"u kabul edenlerden
olduğunuz halde 1991 yılında basılan "Çağdaş Kur'an
Tefsiri" adlı eserinizde, "Kur'an'da Nâsih ve
Mensuh"un olmadığını savunuyorsunuz. Sebebini
açıklar mısınız?
Size söyleyeyim. Tabii ki
kendi kendisini tazeleyen insan, araştıran insandır.
Yani araştıran insan, kendi kendisini tazeler.
Yanlış fikirlerden döner. 1968, 69, 70 hatta 78'e
kadar ben, netice itibariyle belli şeyleri, klasik
şeyleri öğrenip onları kitaplarıma Türkçe üslubu ile
geçiren bir insandım. Ben aslolarak Kur'an'ı,
1979'dan sonra, yani Tefsir hareketine girdikten
sonra anlamaya başladım ve tabi ki o zamandan
itibaren de eski yanlış bazı şeylerden, yanlış
düşüncelerden dönmüşümdür. Kur'an'da Nâsih ve
Mensuh'un mevcudiyeti, klasik kitaplarda yazılıdır.
Ben de onları tekrar etmişimdir. Bir ders kitabı
olarak yazdığım "Tefsir Dersleri"nde onu yazmıştım.
Ama şimdi ondan vazgeçtim. "Kur'an'da Nesh Meselesi"
diye bir kitabım var. O kitapta, Kur'an âyetleri
arasında bir çelişkinin yani Nesh'in olmadığını
ayrıntılarıyla izah etmeye çalıştım. Bir insanın
araştırması neticesinde kendisini tazelemesi, yanlış
düşüncelerinden vazgeçmesi, onları değiştirmesi
nedir? Bir fazilettir (erdemdir). Yani bu, tenkit
edilecek bir şey değildir ve İslâm âlimlerinden pek
çoğunda bu görülür. İmam Gazzâlî'de de. Yani ilk
eserleri ile son eserleri arasında farklar vardır.
Bunlar gayet doğaldır.
|