Kur’ân’ın getirdiği geniş ufukları görebilmek için onu, çevreden alınan bilgilerle oluşan önyargılardan uzak, tam sağduyu ile okumamız ve onun üzerinde iyice düşünmemiz gerekir. Yirmibirinci yüzyıla girdiğimiz şu sıralarda, İslâm âleminin durumunu ve müslümanların genel düşünce düzeyini göz önüne getirince pek fazla umutlu olamıyorum. Bilgiye ulaşımın son derece kolaylaştığı bu çağda biz, temel kaynaklara uzanacağımız yerde, hâlâ taklitçilik batağında sürünüp durmaktayız. Orijinal, üretici ve gerçek bir fikir düzeyine ulaşabilmek için önce zihnimizi programlayan gelenekçi çevre koşullarından kurtulup, bizi bilgiye, gerçeğe ulaştıracak bir yöntemle düşünmemiz, yani kendimizi tazelememiz gerekir.Kur’ân’ın getirdiği geniş ufukları görebilmek için onu, çevreden alınan bilgilerle oluşan önyargılardan uzak, tam sağduyu ile okumamız ve onun üzerinde iyice düşünmemiz gerekir. Yirmibirinci yüzyıla girdiğimiz şu sıralarda, İslâm âleminin durumunu ve müslümanların genel düşünce düzeyini göz önüne getirince pek fazla umutlu olamıyorum. Bilgiye ulaşımın son derece kolaylaştığı bu çağda biz, temel kaynaklara uzanacağımız yerde, hâlâ taklitçilik batağında sürünüp durmaktayız. Orijinal, üretici ve gerçek bir fikir düzeyine ulaşabilmek için önce zihnimizi programlayan gelenekçi çevre koşullarından kurtulup, bizi bilgiye, gerçeğe ulaştıracak bir yöntemle düşünmemiz, yani kendimizi tazelememiz gerekir.

Basın kuruluşları ve medya hakkındaki görüşlerinizi kısaca açıklar mısınız?

    Medya, umumiyetle para kazanmak için kuruluyor. İnsanın dikkatini ne çeker, merakını ne uyandırır ve hangi yoldan gazete ve dergi daha çok satılabilir? Bunun yollarını arıyorlar. Hepsi için söylemiyorum ama çoğu için hakikat yani gerçekler pek önemli değil. Önemli olan; gazete ve derginin sürüm yapmasıdır, halkın dikkatini çekmektir. Onun için de bazen insanların özel hayatlarına giriyorlar. Meselâ müftünün keçisi çalınıyorsa bu normal haberdir, pek dikkati çekmez. Ama "müftünün keçi çalması" dikkati çeker. Dolayısıyla, "Müftü, keçi çaldı" diye başlık atılıyor ki haber, dikkati çeksin. Altında ise, müftünün keçisinin çalındığı açıklanmaktadır. Bu bir örnektir. Böylesi pek çok örnek var. Bunlardan kurtulmak lazım. Paparazilik filan, İslâm'ın yasakladığı şeylerdir. Paparazi, ne demektir? Bu, insanların gizli hayatına, özel hayatına girmek ve onu deşifre etmektir, buna çalışan insanlar demektir. Röntgenciliktir, bilmem nedir, filan. Bunların hepsi İslâm'a göre haramdır. Bir kere Kur'ân-ı Kerîm: "Casusluk etmeyin, insanların gizli şeylerini araştırmayın", "Bilmediğin bir şeyin ardına düşme". Şimdi bakın, Paris'te paparaziler, Diana'nın ölümüne sebep oldular. Diana'nın yaptığı doğru mudur, yanlış mıdır? Bilemeyiz. Belki de kadıncağız, normal olarak evlendi, evine gidiyordu. Onlar arkasına düştüler, kadıncağıza ve öbür adamın ölümüne sebep oldular. Bu hareketler, birçok insanın namusunu, şerefini ayak altına alıyor, ailesini yıkıyor, karı-koca arasını açıyor. Bunlardan uzak durmak lazım. Medyayı hakikate çekmek lazım, hakikati yayma misyonuna çekmek lazım. Şu andaki durum böyle değil, maalesef.

 

*