Kur’ân’ın getirdiği geniş ufukları görebilmek için onu, çevreden alınan bilgilerle oluşan önyargılardan uzak, tam sağduyu ile okumamız ve onun üzerinde iyice düşünmemiz gerekir. Yirmibirinci yüzyıla girdiğimiz şu sıralarda, İslâm âleminin durumunu ve müslümanların genel düşünce düzeyini göz önüne getirince pek fazla umutlu olamıyorum. Bilgiye ulaşımın son derece kolaylaştığı bu çağda biz, temel kaynaklara uzanacağımız yerde, hâlâ taklitçilik batağında sürünüp durmaktayız. Orijinal, üretici ve gerçek bir fikir düzeyine ulaşabilmek için önce zihnimizi programlayan gelenekçi çevre koşullarından kurtulup, bizi bilgiye, gerçeğe ulaştıracak bir yöntemle düşünmemiz, yani kendimizi tazelememiz gerekir.Kur’ân’ın getirdiği geniş ufukları görebilmek için onu, çevreden alınan bilgilerle oluşan önyargılardan uzak, tam sağduyu ile okumamız ve onun üzerinde iyice düşünmemiz gerekir. Yirmibirinci yüzyıla girdiğimiz şu sıralarda, İslâm âleminin durumunu ve müslümanların genel düşünce düzeyini göz önüne getirince pek fazla umutlu olamıyorum. Bilgiye ulaşımın son derece kolaylaştığı bu çağda biz, temel kaynaklara uzanacağımız yerde, hâlâ taklitçilik batağında sürünüp durmaktayız. Orijinal, üretici ve gerçek bir fikir düzeyine ulaşabilmek için önce zihnimizi programlayan gelenekçi çevre koşullarından kurtulup, bizi bilgiye, gerçeğe ulaştıracak bir yöntemle düşünmemiz, yani kendimizi tazelememiz gerekir.

Çok çalıştığınız herkes tarafından biliniyor. Bu çalışmalar sizi yormuyor mu? Hedefleriniz nedir ve ne kadarına ulaşabildiniz?

Evet, çalışırken dinleniyorum. Çalışmak beni yormuyor; çalışmadığım zaman yoruluyorum. Kur'an üzerinde duruyorum. Bu benim için büyük bir zevktir. Çalışmadan dolayı Allah'a şükür yorulmuyorum. Bu çalışma, çocukluğumdan beri devam ediyor. Gece saat ikide uyandırılıyordum. Sabah saat beşe kadar Kur'an ezberliyordum. Böyle alıştım. Allah'a çok şükür hep böyle gidiyor.

Bir söz vardır: "Sanat sanat için yapılır". Yani gaye, sanatı herhangi bir çıkar sağlamak için değil, sanat zevki için yapılmaktır, işte gerçek sanatçı budur. Şimdi çalışmadaki amacım nedir? Öncelikle çalışmasam rahat edemem. İlim adamı olarak bu sahaya atıldık. Çalışmak ve bilmediği yeni şeyleri öğrenmek insana zevk veriyor. Zira insan tekâmüle yönlendirilmiştir, yaratılışından itibaren. İnsan doğduğundan itibaren fizik bakımından gelişmemiştir.

 Fizik bakımından geliştiği gibi ruhen de gelişir. Devamlı bir olgunlaşma vardır. Bedenî olgunluk bir noktada durur ama ruhî olgunluk devam eder. Ruhî olgunluğun sürmesi için insanın çalışması, bilgi dağarcığını geliştirmesi gerekir. Bilgi dağarcığı arttıkça ruhî gelişme de devam eder. Ruhen gelişmek için ben de çalışıyorum. Bunlar kendime göre yorumlarımdır. Çalışmamın temel sebebi, İslâm dininin, yüce Kur'an'ın insanlar tarafından anlaşılması ve bunların anlaşılmasına yardımcı olmaktır. Ben bir noktadan sonra anladım ki Kur'an tam olarak anlaşılmamıştır. Kur'an bâkirdir. Yaşanan din var ama asıl bu yaşanan din, Kur'an'ın dini değil, din diye bilinen şeyler, Kur'an'da anılan inançlar değil. Kur'an inancını bâtıl inançların üzerine çıkarmak için ve Kur'an inancına dayalı saf Kur'an dinini ortaya çıkarmak için çalışıyorum.

Tabiî ki bir insanın hayatında, bütün gayelerine ulaşması mümkün değildir. Çok az insan, bütün amaçlarını gerçekleştirebilir. Bu fakir de Allah'ın yardımı ile münferit olarak çalıştığını ve yine Allah'ın yardımı ile dini anlayışta bir tecdit hareketine az da olsa katkısı olduğunu sanıyorum. 1988'de "Yüce Kur'an'ın Çağdaş Tefsiri", ilk çıktığı zaman, önce bu isme itiraz ettiler; isimden kulp takmaya çalıştılar. Daha sonra muhtevaya takıldılar. Üzerime şimşek gibi eleştiriler yağmaya başladı. Çünkü birtakım taşlar, yerinden oynamıştı. Hurafelerin temelsiz olduğu anlaşıldı. Yavaş yavaş bunların yerini, gerçekler almaya başlayınca, çıkarları zedelenen, o hurafelere dayanarak halk üzerinde hegemonya kurmuş olanlar her tarafta üzerime hücum ettiler. O zaman bizi kafîrlikle suçlayanlar, zındıklıkla suçlayanlar, "yahûdîlere, hıristiyanlara hizmet ediyor, bunlardan para alıyor, bunların adına çalışıyor" diyenler, "casus" diyenler, bin bir türlü utanmadan iftira edenler oldu. Ama ben Allah'a güvenerek çalıştım, çalışmalarım devam etti. Sonra o sesler, yavaş yavaş kısılmaya başladı. Artık bugün Kur'an hakikati, daha geniş bir alanda yer bulmuştur, temel bulmuştur. Yani bundan sonra istikbalde ümidim var. Ölsem de rahat gideceğim.

 

*