|
Hocam, son zamanlardaki tefsir
çalışmaları ve meâller hakkında ne dersiniz? Gerek
Türkiye'deki ve gerekse yurt dışındaki çalışmaları
değerlendirebilir misiniz?
-Tabii yurt dışında meâl, yani başka dillere yapılan
tercümeleri söylüyorsunuz herhalde. Onlar hakkında
fikir verecek durumda değilim. Onların hepsini
incelemiş de değilim. Sonra Kur'an, hemen hemen
bütün dillere tercüme edilmiştir. Bir Almanca Kur'an
meâli okumuştum. Güzeldi. Annemarie Schimmel'in
önsözü vardı. İngilizce meâl vardı, Yusuf Ali'nindi
galiba. Marmaduke Pickthall'in meâli güzeldi.
Türkiye'de ise son zamanlarda bir meâl furyası
başladı. Kur'an'a hizmetten ziyade, daha fazla para
kazanmak için. Maalesef bugün, hemen hemen her
kitabevi, benim de bir meâlim olsun diyerek doğru
dürüst Arapça bile bilmeyen birisine yaptırtıyorlar.
Hemen o da şundan bundan çalarak, -veyahut da şimdi
bilgisayar da var- aktarma (scan) yaparak hemen bir
meâl ortaya çıkarıyorlar. Ve maalesef Arapça
bilmeyenler bile bunu yapabiliyor. Çok büyük
felaketler de işleniyor. Yani bu kadar çok meâlin
olması doğru değildir. 50-60 kadar meâl olmuş. Bu
kadara lüzum yok. Meâl, ihtiyaç varsa yapılır. Bu
Allah'ın kitabıdır. Ben her zaman söylerim: Bir
resmî kuruluş tarafından veya çok ciddi bir kuruluş
tarafından, gerçekten bu sahada yetişmiş olan
âlimler, bir araya gelsin ve en doğru olan meâl
hangisidir? Onu alıp düzeltilmesi gereken yerler de
varsa düzeltelim ve o ismi de silelim. Yani filanın
meâli, Süleyman Ateş'in meâli gibi isimleri demeden,
"Kur'ân-ı Kerîm Meâli" deyip milyonlarca bastıralım,
hatta halka bedava verelim. Ben bunu öneriyorum ve
istiyorum ki her camide, isteyen herkesin alıp
istediği kadar bol miktarda meâl olsun. Ama bir
meâl, çeşitli meâller değil. Evet benim önerim bu.
Bunu Din Şurasında da söylemiştim. Ama rağbet
görmedi.
|