Kur’ân’ın getirdiği geniş ufukları görebilmek için onu, çevreden alınan bilgilerle oluşan önyargılardan uzak, tam sağduyu ile okumamız ve onun üzerinde iyice düşünmemiz gerekir. Yirmibirinci yüzyıla girdiğimiz şu sıralarda, İslâm âleminin durumunu ve müslümanların genel düşünce düzeyini göz önüne getirince pek fazla umutlu olamıyorum. Bilgiye ulaşımın son derece kolaylaştığı bu çağda biz, temel kaynaklara uzanacağımız yerde, hâlâ taklitçilik batağında sürünüp durmaktayız. Orijinal, üretici ve gerçek bir fikir düzeyine ulaşabilmek için önce zihnimizi programlayan gelenekçi çevre koşullarından kurtulup, bizi bilgiye, gerçeğe ulaştıracak bir yöntemle düşünmemiz, yani kendimizi tazelememiz gerekir.Kur’ân’ın getirdiği geniş ufukları görebilmek için onu, çevreden alınan bilgilerle oluşan önyargılardan uzak, tam sağduyu ile okumamız ve onun üzerinde iyice düşünmemiz gerekir. Yirmibirinci yüzyıla girdiğimiz şu sıralarda, İslâm âleminin durumunu ve müslümanların genel düşünce düzeyini göz önüne getirince pek fazla umutlu olamıyorum. Bilgiye ulaşımın son derece kolaylaştığı bu çağda biz, temel kaynaklara uzanacağımız yerde, hâlâ taklitçilik batağında sürünüp durmaktayız. Orijinal, üretici ve gerçek bir fikir düzeyine ulaşabilmek için önce zihnimizi programlayan gelenekçi çevre koşullarından kurtulup, bizi bilgiye, gerçeğe ulaştıracak bir yöntemle düşünmemiz, yani kendimizi tazelememiz gerekir.

Hayatınız hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

Efendim, 01.03.1933 tarihinde Elazığ vilayet merkezinin 12 km güneyinde bulunan Tadım köyünde doğdum. Babamın adı İbrahim Ağa, annem Behiye Hanım'dır. Ümmî fakat son derece dindar olan babam, Birinci Cihan Savaşı'ndan itibaren tam dokuz yıl asker olarak çeşitli cephelerde savaştı; İstiklal Savaşı gazisi oldu. Babam, diğer kardeşlerim gibi okutmak için beni de köy hocasına gönderdi.

Tabii resmî kaydım böyle değil, resmî kaydım 1935'tir. O zamanlar, doğan çocukları hemen götürüp nüfusa kaydetmiyorlardı. Bir, iki, üç tane doğuyor, sonra hepsini birlikte kaydettiriyorlardı. Bu yüzden babam, beni 1935'li olarak yazdırdı. Fakat ben sonra okula gidebilmek için 1935'i 1938'e çevirttim. Şu anda nüfus cüzdanımdaki doğum tarihim, 1938'dir. Yani nüfus cüzdanımda 1938 yılında doğmuş görünüyorum. Dedemin vefatından birkaç ay sonra doğduğum biliniyor. Dedem, 1932 yılında vefat etmiş, ayrıca 1933'te bizim köye göçmen olarak gelen Tadımlı Hasan Efendi'nin oğlu 1933 doğumlu, benimle onun arasında üç aylık bir fark var. Yani ben ondan üç ay kadar büyüğüm. O, Mart'ta veya Nisan'da doğmuşsa ben de ondan iki üç ay evvelki aylarda doğmuşum. Demek ki buna göre şu anda 64 yaşındayım.

    Kur'ân-ı Kerîm'i köyde ezberledim. Sonra şehre geldim. Kur'an tecvidi ile meşgul oldum. Elazığ'da İzzet Paşa Kur'an kursunda, tecvid konusunda meşhur olan ve bilahare Elazığ müftüsü olan Ömer Efendi'den tecvid ve kıraat dersleri aldım. Daha sonra Elazığ âlimlerinden, Tabur imamlığından emekli Hacı Muharrem (Sırrî) Kösetürkmen Efendi'den Arapça dersleri almaya başladım. Daha sonra Erzurum'a gittim. Orada 1951-53 yıllarında Hacı Faruk Bey'den, kafiye, Molla Câmi ve mantık dersleri aldım. Onun vefatından sonra da Erzurum müftüsü Solakzade Sadık Efendi'den ders aldım.

1953'te Elazığ İmam-Hatip Okulu açıldı. Dışarıdan ilkokul diplomasını alarak Elazığ İmam Hatip Okulu'na kaydoldum. 1960'da İmam Hatip diploması ile birlikte lise diplomasını da aldım. Yine aynı yıl Ankara İlahiyat Fakültesi'ne kaydoldum. 1964'te İlahiyat Fakültesi'ni bitirdim. İlahiyat Fakültesi'ndeki talebeliğimiz sırasında dört yıl boyunca İki Şerefeli ve İbadullah Camileri'nde imamlık yaptım. İlahiyat Fakültesi'nden mezun olunca önce Ankara'da kalmak için Diyanet İşleri Başkanlığı'na müracaat ettim. Fakat Ankara merkezde münhal kadro yoktu. Merkezde görevlendirilmek üzere Tomarza müftülüğüne atanmam için bir yazı yazdılar. Bu arada Milli Eğitim Bakanlığı'na da müracaat etmiştim. Diyanet'e verdiğim dilekçe kaybolmuş, demek ki Allah'ın rızası yoktu. Böylece Tomarza müftülüğünden filan vazgeçtim. Elazığ İmam-Hatip Okulu'na öğretmen olarak tayin oldum.

Bir yıl öğretmenlik yaptıktan sonra 1965 Temmuz'unda Ankara İlahiyat Fakültesi Tefsir, Hadis ve İslâm Hukuku kürsüsüne asistan oldum. Rahmetli Prof. Dr. Tayyib Okiç Bey'in asistanı idim. 68'de "Sülemî ve Tasavvufî Tefsîri" tezi ile İlahiyat Doktoru unvanını kazandım.

1969 Ekim ayında vatan borcumu ödemek üzere Polatlı Topçu Okulu'nda Yedek-subaylık eğitimi gördükten sonra Adana'nın Osmaniye kazasındaki 232. Topçu taburundaki kıta hizmetini tamamladım. 1 Nisan 1971 tarihinde tekrar Fakülte'ye döndüm ve Ankara Devlet Lisan Okulu'nun İngilizce bölümünü bitirdim. Şubat 1973 tarihinde tetkiklerde bulunmak üzere Irak'a gittim. Toplam dokuz ay süren Irak ve Mısır'daki araştırmalarımın ardından yurda döndüm. 24 Kasım 1973'te "İşarî Tefsîr Okulu" tezini vererek Doçent oldum. 09.01.1979'da Profesör oldum. 1976-78 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanlığı görevini yaptım.

    Bu arada Fakülte kurulunun kararı ile 27.04.1979 tarihinde Batı Almanya'ya gönderildim. Bochum kentindeki Ruhr Üniversitesi'nde branşımla ilgili incelemeler yaptım ve Almanca Dil Kursları'na da devam ettim. Suudi Arabistan'daki İmam Muhammed Üniversitesi'nin daveti üzerine Riyad'a gittim. Adı geçen üniversitenin Usulüddin Fakültesi'nde Tefsir derslerini okutmaya başladım. İlahiyat Fakültesi'nin bana verdiği izin süresini uzatmaması üzerine istifa etmek zorunda kaldım. 18.11.1982 tarihinde Ankara İlahiyat Fakültesi'ne döndüm. Bir ara Dekan Vekilliği görevinde bulundum. Ertesi öğretim yılında yine İmam Muhammed Üniversitesi'ne intisab ettim. 1987-88 öğretim yılında da Cezayir'deki İmam Abdülkadir İslâm İlimleri Üniversitesi'nde Tefsir ve Tasavvuf derslerini okuttum; Yüksek Lisans derslerine girdim. Artık yurda dönme arzusunu hissettim. Yurda dönünce Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslâm İlimleri Başkanlığı'na getirildim. 1988'den 1995'e kadar birçok asistan yetiştirdim. Bunlardan Doçent, Yr. Doçent olanlar var. Evet oradan içim rahat olarak İstanbul İlahiyat Fakültesi'ne atandım. 1995'ten beri İstanbul İlahiyat Fakültesi'nde Öğretim Görevlisi ve Temel İslâm İlimleri Bölüm Başkanlığı'nı yapmaktayım. İki kızım ve iki oğlum var. Telif, terceme, edisyon-kritik dahil birçok eser yazdım. 12 cilt olan "Yüce Kur'an'ın Çağdaş Tefsiri", yirmi yıllık bir çalışmamın ürünüdür. "Kur'an Ansiklopedisi" de 30 cilt olarak basılmıştır.

 

*