Namaz ve okuma tertibi hakkında *** İsa Mehdi haberleri mütevatir mi? *** Bazı âyetlerde “Biz” kelimesi...?
Salı, 05 Haziran 2012 00:00

Namaz ve okuma tertibi hakkında

Sayın Hocam, namazlarda okunan sure ve âyetlerin tertip üzere okunması hakkında bazı ilmihallerden bazı bilgiler edindik. Ancak değişik imamlardan değişik yorumlar aldık. Örneğin, birisi tertibin kazaya namaz bırakmayan kişiler için gerekli olduğunu, diğerleri için gerekli olmadığını söylerken bir başkası da herkes için gerekli olduğunu söyledi

Yanlış anlaşılmaması için bizim tertipten anladığımızı da izah edeyim. Bildiğimiz kadar namaz surelerinden Kur'ân’daki sıraya göre yukarıdan aşağıya doğru sırasıyla ilk sünnetten itibaren okuyarak gelmektir.

Belki meramımızı iyi anlatamadık ama sonuç itibariyle bu konuda aydınlatıcı bilgilerinize ihtiyacım vardır. İnşaallah köşenizden bizlerin bilgilerini artıran yazılarınızı daha uzun süre okumaya devam ederiz. Saygılarımızla. İbrahim EREN

Cevap: İlmihal kitaplarına namazını kazaya bırakmamış olan kimsenin, şayet bir iki vakit namazı kazaya kalırsa onun tertib ile yani önce kılamadığı namazı, ardından vaktin namazını kılacağı şeklinde temelsiz bir bilgi verilir. Ama doğrusu, Peygamber döneminin uygulaması, her Müslüman’ın tertib ile namaz kılacağı şeklindedir. Müslüman namazını aksatmaz. Kasten kılmayan kimse, kültür itibariyle Müslüman ise de eylemli Müslüman değildir, yani inancına göre yaşamayan insandır. Ne zaman ki namaza başlarsa eylemli İslam’a geçer. O kimse hastalık, yolculuk gibi bir mazeretle herhangi namazı kılmadıysa önce o kılmadığı namazı veya namazları kılar, ardından vaktin namazını kılar. Buna namazları birleştirme denilir. Bunu en az 30 kez yazdım.

Namazda sureleri tertib ile okuma şartı yoktur. Nasıl kolay geliyorsa öyle okur.


İsa Mehdi haberleri mütevatir mi?

Hocam merhaba, Abdullah Feyzi Kocaer isimli zatın yeni çıkan Sahihi Buhari tercümesinde Deccal ve İsa'nın dönüşüyle ilgili hadisleri okuyordum. Kendisi hadisleri yorumlarken Deccal, Mehdi ve Hz. İsa'nın dönüşüyle ilgili hadislerin mütevatir derecede olduğunu ve bunlara inanmayanın dinden çıkacağını söylemiş, aslı var mıdır? Göker Önen

Cevap: O sözü söyleyen kişinin kendisinin dinle bağı kopar. Çünkü yalan ile iman bir arada bulunmaz. Mütevatir hadis gerçekte yoktur yok. Ne mütevatiri? Kur'ân'a aykırı olan sözler Peygamber sözü olabilir mi? Bunlar ne bulmuşlar hayal ile avunmaktan bilemem.


 

Bazı âyetlerde “Biz” kelimesi neyi ifade eder?

Hocam ben âyetlerde geçen "BİZ" kelimesinin neyi ifade ettiğini merak ediyorum; açıklık getirebilirseniz sevinirim. M. Arslan

Cevap: Bu konuyu daha önce birkaç kez açıklamıştım. Kur'ân vahyini peygamber'e getiren melek, koruma altında gelmekte, yani vahiy koruyucu meleklerin refakatinde getirilmektedir. Kur'ân mana olarak Allah'ın kelâmıdır, ama o mananın söz kalıplarına dökülüşünü ifade eden kavil olarak meleğin kavlidir. İşte vahiy meleği, kendisine eşlik eden melekler topluluğunu da kastederek "Biz" demektedir. Ayrıca "Biz" söylemi, ululuk (azamet) belirten bir söylemdir. Padişahlar, yönettikleri halkın da temsilcisi olarak "Ben" yerine "Biz" derler.

Kur'ân vahyedilirken bazen melek kendisini Allah'ta yok bilerek o makamdan vahiy vermekte, o zaman vahiy cem' (Allah ile birleşme) makamından verilmektedir ki bu takdirde evrenin yaratıcısı olan yüce Allah, ululuğuna yakışır biçimde "Biz" ifadesini kullanmaktadır.

Bu ifade edebiyat kurallarındandır.

 

 

   Copyright @ Süleyman Ateş