24.08.2011- İmsak vakti *** Yolculukta oruç *** Zekâtı miadından önce vermek caiz midir?
Salı, 23 Ağustos 2011 08:33

İmsak vakti

Çok saygı değer hocam, son günlerde imsak vakti ile ilgili yapılan tartışmalardan aklım karıştı. Yarım saat veya bir saat daha uzun oruç tutmamız, benim için önemli değil. Diyanetin takvimi yanlış ise biz İmsak vaktine göre sabah namazı kıldığımızda vakit girmeden kılmış oluyoruz. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Saygılarımla. Serpil Erkan

Cevap: Oruca başlamanın sabah namazı ile ilgisi pek yoktur. Tan yeri ağarmasından itibaren sabah namazı kılınabilir. Ama ortalığın ağarmasına kadar geciktirmek, Hanefilere göre daha efdaldir. İmsak yani oruca başlama vaktini ise Kur'ân Bakara 187. âyette "şafağın beyaz ipliği siyah iplikten ayırdedilinceye kadar" şeklinde tanımlamıştır. Yani ortalığın ağarıp renklerin birbirinden ayırdedilme zamanına kadar yenilebileceği, artık evler, sokaklar belli olunca yenilmeyeceği anlaşılır. Kur'ân'dan anlaşılan bu olduğu gibi büyük ulemanın görüşü de budur. Hatta azınlıkta bile olsa orucun neharda yani gündüzün tutulacağı, yani güneş doğmadan öncesine kadar yenilebileceği görüşünde olanlar da vardır. Fakat dünyanın her yanında tan yeri ağarması zamanı, oruca başlama zamanı olarak kabul edilmiştir. Artık bu konuda Müslümanlar icma (uzlaşma, oybirliği) halindedir. Niçin bu görüş egemen kılınmıştır? Herhangi bir kuşku kalmaması için böyle erken saatte başlamak ihtiyat açısından uygun görülmüştür. Buna saygı göstermek gerekir. Ancak uyku nedeniyle yarım saat geç kalkmış olanları da zora sokmaya gerek yoktur. Ezan okunmuş olsa bile henüz ortalık tam ağarmamış ise yani güneşin doğmasına 1 saat, 45 dakika kalıncaya kadar da yenilebilir. Ama şafak atınca sabah namazı kılınabilir. Pekâlâ, namaz kılındıktan sonra da eğer ortalık henüz tam ağarmamışsa yine sahur yenilebilir. Namazın kılınması sahura engel değildir. Çünkü Kur'ân sahur yemeğini sabah namazına değil, renklerin birbirinden ayırdedilme zamanına bağlamıştır. Biz sözümüzü Kur'ân'a dayandırıyoruz, rivayetlere değil.

 

Yolculukta oruç

Süleyman Hocam, ben İtalya'da oturuyorum. Bu ayın 24'ünde Yalova'ya, memlekete gideceğim. Eylülün 5'inde de döneceğim. İstanbul'da bir gezi yapmayı planlıyordum arkadaşımla 1 yıldır; ama zamanı tutturamadım, bazı nedenlerden ötürü Ramazan ayına denk geliyor. İstanbul'da Ayasofya, Sultanahmet vb. yerleri gezeceğiz. Benim sorum şu: Yalova - İstanbul arası bir yolculuk ve bir gezi için 1 günlük oruç tutmazsak daha sonra bunu borç olarak tutabilir miyiz? Yoksa Ramazan Bayramı'nda mı gitmemiz doğru olur? Çok uzun bir zamanım yok Türkiye'de vakit geçirmek için. Net bir bilgi almak için sizi rahatsız ettim hocam. İnternetten kesin bir bilgi elde edemezdim. Şimdiden teşekkürler. Uğur Tatlı

Cevap: Siz İtalya'da ikamet ettiğinize göre İstanbul'a veya herhangi bir yere gittiğiniz zaman seferi (yolcu) olursunuz. Yolculara daha sonra kaza etmek üzere oruç tutmama ruhsatı verilmiştir. Geziniz esnasında oruç tutmayabilir, daha sonra fırsat bulduğunuz zaman tutamadığınız günleri kaza edersiniz.

 

Zekâtı miadından önce vermek caiz midir?

Hocam selam ve saygılar, Kasım ayında 1 yılı dolacak olan paramın zekâtını üniversiteyi kazanan yeğenime Eylül ayında eğitimi ve kayıt işlemlerine yardımcı olması düşüncesi ile 2 ay erken versem zekât vermiş olur muyum? Yoksa yılının dolmasını beklemek mi gerekiyor? Aydınlatırsanız çok sevinirim. Allah(C.C)'ın selamı üzerinize olsun. Faruk Çapanoğlu

Cevap: Zekâtınızı biraz erken vermekte sakınca yoktur. Yeğeninizin kayıt masrafını karşılamak, ona yardımcı olmak açısından bu zamanda vermek sizin için daha iyidir.

 

 

   Copyright @ Süleyman Ateş