CAN VERME HALİ, KABİR HAYATI, CENNET HAYATI (3)

(...dünden devam)

“Sonra gerçek Mevlâlarına götürülürler” söyleminden, beden­le­rinden alınan canların Allah’a götürüleceği belirtilir. Ölünün Allah'a götürülmesi mümkün değildir. Zîrâ cansız bedenin Allah'a götürülmesi, anlamsızdır. Allah'a götürülen, insana kişiliğini veren rûhtur. Demek ki insan, rûhtan ibarettir.

Allah'a götürülen rûh, beden içinde yaptıklarından hesap verir. Çün­­kü rûh, bedende bireyliğini kazanmış, bilinçli, bağımsız, davra­nışlarından sorumlu insan olmuştur. İnsanın ölümü, âhiret hayatının baş­laması demektir. Ölen kişinin rûhu, Allah ile karşılaşır ve O'nun huzu­runda, yaptıklarından hesap verir.

Ahmed ibn Hanbel, Ebû Hüreyre yoluyla şu hadîsi rivayet etmiştir: "Melekler, ölünün yanına gelirler. Eğer salih bir adam ise derler ki:

– Ey güzel bedende olan güzel ruh, övülmüş olarak çık, ravh ve reyhan ve kızmayan Rab ile sevin!

Bedenden çıkıncaya kadar ona böyle söylenir. Sonra göğe çıka­rılır. Onun için giriş müsâadesi istenir: "Kimdir?" diye sorulur. "Fa­landır" denilir.

– Merhaba ey güzel bedende olan güzel ruh, övülmüş olarak gir, ravh, reyhan ve kızmayan Rab ile sevin! denilir.

Tâ Allah'ın bulunduğu göğe varıncaya kadar ona böyle söylenir. Eğer adam kötü ise ona:

– Ey habîs bedende olan habîs ruh, yerilmiş olarak (bedenden) çık; hamîm, ğassâk ve âharu min şeklihî ezvâc (ve benzeri çeşit, çeşit azaplar) ile sevin! denilir.

Bedenden çıkıncaya kadar ona böyle söylenir. Sonra Göğe çıka­rılır, onun için göğün açılması istenir. "Kimdir?" diye sorulur. "Fa­landır" denilir.

– Ey habîs bedende olan habîs ruh, sana merhaba yok, yerilmiş olarak dön, çünkü sana gök kapıları açılmaz!

O kimse gökten geri gönderilir, kabrine gelir. Sâlih adam oturur, ona birincide söylendiği gibi söylenir; kötü adam da oturur, ona ikincide söylendiği gibi söylenir." (İbn Hanbel, Müsned: 2/264, 6/140; İbn Mâce, Zühd: 31)

Demek ki bedenden ayrılan rûhlar, Allah'ın huzuruna götürülürler. İşte huzuruna gelen rûhlar hakkındaki hükmü yalnız Allah bilir: İyi bilin ki hüküm yalnız Allah’ındır ve O, hesap görenlerin en çabuğudur."

“50- Görseydin o inkâr edenleri: Melekler, onların canlarını alır­ken yüzlerine ve kıçlarına vuruyorlar: ‘Haydi, yangın azâbını tadın!’ (diyorlardı). 51- İşte bu, ellerinizin yapıp öne sürdüğü işler yüzündendir. Yoksa Allah, kullara zulmedici değildir. 52- (Siz de) Tıpkı Firavun âilesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi (davrandınız. Onlar da): Allah’ın âyetlerini inkâr etmişlerdi; Allah da onları, günâhlarıyla yakalamıştı. Şüphesiz Allah güçlüdür, O’nun cezâsı çetindir.” (Enfâl: 93/50-51)

(devamı yarın..)

*yazı arşivden alınmıştır