|
İSLÂMIN ANLAMI
VE İLÂHÎ DİNLERİN RUH BİRLİĞİ
Şüphesiz inananlar; Yahûdîler,
Hıristiyanlar ve Sabiîler(den) Allaha ve âhiret
gününe inanan ve iyi iş(ler) yapanlara, Rableri
katında mükâfât vardır; onlara korku yoktur ve onlar
üzülmeyeceklerdir.
(Bakara: 92/62, Mâide: 110/69)
Allah'ın gönderdiği dinlerin özü
birdir. Tevrât, İncîl ve Kur'ân. Bunların üçü de
birbirini destekleyen vahiylerdir. Yahûdîlik,
Hıristiyanlık ve Müslümanlık, özde bir oldukları
için Kur'an, kendinden önceki Kitaptan saygı ile söz
eder ve Kitap sahiplerini, Kitaplarının hükümlerini
gereğince uygulamağa çağırır. Kitaplarını gereğince
uygulamayıp sadece işlerine gelen bazı kısımlarını
uygulayan, işlerine gelmeyen kısımlarını unutan,
terk eden Kitap ehlini, kâfir, zâlim ve fâsık olarak
nitelerken; müslümanlarla birlikte Kitaplarını
güzelce uygulayan Yahûdîlerin, Sabiîlerin ve
Hıristiyanların da korku ve üzüntü çekmeyeceklerini,
cennete gireceklerini vurgular (Mâide: 110/65-69,
Bakara: 92/62)
Arabistan'da çıkan bu üç dinin özde
birliğini vurgulamak üzere Kitap ehlinin kesip
pişirdiklerinin müslümanlara, müslümanların
yiyeceklerinin de Kitap ehline helâl olduğu;
müslümanların, Kitap ehli kadınlarıyla
evlenebilecekleri bildirilmiştir (Mâide: 110/55).
Hiçbir milletin veya kişinin,
kendisini Allah'ın seçkin kulu, başkalarından üstün
görmeğe hakkı yoktur. Allah âlemlerin Rabbidir.
İnsanların hepsi Allah'ın kuludur.
Her toplumda iyiler
de vardır, kötüler de. Yahûdîlerin de kötüleri
yanında iyileri de vardır:
"Onların içinde de ılımlı, orta yolda giden bir
toplum vardır
ama
çokları ne kötü işler yapıyorlar!"
(Mâide: 110/66)
|